Hilberî Festivali’ne katılan kadınlar: Buluşma zeminleri güçlendirilmeli
WAN - Hilberî Kadın Emeği Festivali’nde stant açan kadınlar, elde ettikleri kazanımlarda kadın özgürlükçü paradigmasının belirleyici olduğunu belirtti.
Wan’da 11 belediyenin katkısıyla düzenlenen Hilberî Kadın Emeği Festivali’nde stant açan kadınlar, hem emeklerini sergiledi hem de kadınların ekonomik yaşamda daha fazla yer alması gerektiğine dikkat çekti. Kadınlar, elde ettikleri kazanımlarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın kadın özgürlükçü paradigmasının belirleyici olduğuna dikkat çekti.
31 yıldır şifalı bitkiler üzerine çalışan Nezahat Gür, çocukluk yıllarından bu yana doğadan topladığı bitkilerle doğal ürünler hazırladığını söyledi. Nezahat Gür, “Çocukluğumdan beri bu işe merakım vardı, pancar toplamaya gittiğimde içimi bir mutluluk sarıyordu ve bu şekilde bu işi yapmaya devam ettim. Feraşîn yaylasında topladığımız otlarla ilaç yapardık o şekilde hastalıklarımızı atlatırdık ve hala da yapmaya devam ediyorum. Çocukları olmayan kadınlar için ilaç yapıyorum, olumlu sonuç alanlar var. Sadece ilaç yapıyorum. Yaptığım ilaçlar sadece kadın ve çocuk hastalıkları içindir. Ancak diğer hastalıklar için yaptığım ilaçlar da var. Faydasını gören hastalarım beraberinde 10 hasta getiriyor” dedi.
‘KADINLAR ÖRGÜTLÜ OLMALI’
Kürt kadınların emekçi olduklarını belirten Nezahat Gür, “Kendi ilaçlarımızı kendimiz yapardık, geçimimizi sağlamak için kilim dokuyup o şekilde çocuklarımıza bakardık. Onun için hep diyoruz ya ‘Jin, jiyan, azadî.’ Şu an bir eve gittiğimizde evi ayakta tutan tek kişi oradaki kadındır. Hep diyoruz; her kadın örgütlü olmalıdır. Nerede olursak olalım zulme karşı sesimizi yükseltelim. Kadın olmazsa yaşam da yoktur. Bize verilen bu imkân ve yapılan bu festivalin devamının gelmesini istiyoruz. Çünkü kadınlar yaptıkları işi, emeği bu şekilde sergileyip görünür kılıyor” diye belirtti.
ÖZGÜRLÜKÇÜ PARADİGMANIN PAYI
Festivalin kadın emeğinin görünür olması açısından önemli bir zemin sunduğunu vurgulayan Nezahat Gür, “Geçmişte kadınların emeklerini sergileyebilecekleri alanlar çok sınırlıydı. Bugün kadınlar ürettiklerini toplumla buluşturabiliyorsa bunda Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu kadın özgürlükçü paradigmanın büyük payı var. Kadınların görünür hale gelmesinde ve özgüven kazanmasında bu düşünce önemli bir rol oynadı. Kadın emeği yaşamın temelidir. Birçok kadın kendi emeğiyle ailesini ayakta tutuyor” diye konuştu.
‘KADINLAR EV İÇİNE SIKIŞTIRILMASIN’
Festivalde yer alan emekçi kadınlardan Nebahat Ayaz da geçimini yıllardır kendi el emeğiyle ürettiği yün çoraplar, erişte ve doğal reçellerden sağladığını söyledi. Nebahat Ayaz, “Çocukluğumdan bu yana üretimin içindeyim. Kadınlar ev içine sıkıştırılmasın. Yaklaşık 30 yıldır el emeği ürünler üretiyorum. Kadınlar, evlerinden çıkmalı, kendi emeklerini görünür kılmalı. Bu tür festivaller kadınların ürettiklerini sergilemesi ve ekonomik yaşamın içinde yer alması açısından büyük önem taşıyor. Festivalin devam etmesini istiyoruz. Buradan tüm kadınlara çağrımız; emeklerine sahip çıksınlar ve üretimlerini görünür kılsınlar” ifadelerini kullandı.
Festivale katılan diğer kadınlar da Hılberî Kadın Emeği Festivali’nin yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan olmadığını, aynı zamanda kadın dayanışmasının ve özgürlük mücadelesinin görünür kılındığı bir buluşma zemini olduğunu belirterek, festivalin gelenekselleşmesini talep etti.
MA / Özlem Yacan