Birçok kentte Şexmaqsûd’a destek açıklaması

Paylaş:

HABER MERKEZİ - Birçok kentte yapılan açıklamalarda, Suriye Geçici Hükümetinin Halep’te Kürtlere dönük saldırılarına tepki gösterilerek, “Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır” çağrısı yapıldı.

Suriye Geçici Hükümetine bağlı paramiliter grupların Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırıları sürüyor. Saldırılara karşı birçok kentte açıklama gerçekleştirildi. 
 
MÊRDÎN
 
Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu tarafından protesto edildi. Artuklu ilçesinde bulunan Karayolları Parkı’nda bir araya gelen platform üyeleri "Xwedî derketina Rojava Xwedî derketina mirovahiyê ye/Rojava direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz" pankartı açtı. Kitle sık sık “Rojava, Rojhilatê Kürdistan yek Welatê”, “Bijî berxwedana Rojava” ve Bijî berxwedana Şexmeqsûd” sloganları attı. Açıklamayı Platform Dönem Sözcüsü Mervan Erdem okudu.
 
Suriye Geçici Hükümetinin saldırılarını derhal durdurma çağrısı yapan Erdem, rejimin saldırılarının Suriye’nin idari ve siyasi bütünlüğüne açık bir tehdit olmakla birlikte aynı zamanda Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkın direnişiyle oluşturulan eşitlikçi demokratik özerk yönetime yönelik büyük bir tehdit olduğunu söyledi. Saldırılar ile kadınların özne olduğu bir toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı, Kürt halkına savaşın dayatıldığı ve bununla Suriye’nin geleceğine kast edildiği bir saldırganlığı ifade ettiğini kaydeden Erdem, “Saldırılar, sivilleri doğrudan hedef almakta, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkını ihlal etmektedir” dedi. Saldırıların sadece Kürt halkına karşı bir şiddet politikası olmadığını dile getiren Erdem, Suriye’de halkların eşitliği ve bir arada yaşama iradesi temelinde inşa edilmeye çalışılan demokratik çözüm arayışlarına, kadınların öncülüğünde, halkların ortak mücadelesiyle şekillenen Rojava’daki demokratik özerk yönetim deneyimine yönelik bir saldırıdır” diye konuştu.
 
'SURİYE'NİN GELECEĞİ DİNAMİTLENİYOR'
 
Saldırıların Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyonunun tartışıldığı, taraflar arasında temas ve çözüm arayışlarının gündemde olduğu bir süreçte gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdem, “Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan, içerde ve dışarda çözüm karşıtı odaklar tarafından tezgâhlandığına dair güçlü işaretler barındırmaktadır. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşımaktadır. Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır. Sivillerin korunması yönünde derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Aksi halde Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır” ifadelerini kullandı. 
 
Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.
 
RIHA 
 
Riha Emek ve Demokrasi Platformu da Riha Barosu önünde açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. 
 
Platform adına basın metnini ÖHD Riha Şubesi Eşbaşkanı Yasin Aktaş okudu. Barışın tartışıldığı bugünlerde Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerindeki saldırıları endişeyle takip ettiklerini belirten Aktaş, “Özellikle Kürt mahallelerindeki sivilleri hedef alan ağır bombardıman ve saldırıların, bölgede demokratik barış umutlarını yok etme amaçlı olduğunu biliyoruz. Özgür basınının ve bölgedeki yerel kaynakların aktardığına göre; Şêxmeqsûd ile Eşrefiyê mahallelerinde sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılar ağır topçu atışları, tank saldırıları ve hava gözetimiyle desteklenen kuşatma politikasıyla devam etmektedir” dedi. 
 
Saldırılar sonucu çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiğini ifade eden Aktaş, “Saldırılar, askeri hedef gibi gösterilse bile, yoğun kentleşmiş bölgeler olan 2 Kürt mahallesinde yürütülmekte, bu da sivil yerleşimleri kasıtlı olarak doğrudan hedef alındığını göstermektedir. Sosyal medya ve Özgür Basın Ajansları tarafından aktarılan bilgilere göre; saldırıların tüm insani yardım yollarını kesen sıkı bir kuşatma içinde yürütüldüğü, sağlık hizmetleri ve temel ihtiyaçlara erişimin ciddi şekilde engellendiği, yaralıların tahliyesi ve tedavi edilmesinin engellendiği belirtilmiştir. Yerel Kürt kurumları, bu uygulamanın uluslararası insani hukuk ve insan hakları açısından ciddi ihlaller içerdiğini ifade etmektedir” diye konuştu. 
 
‘SALDIRILAR, DEMOKRATİK BARIŞA ARAŞIŞINA DARBEDİR’
 
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri farklı halkların, inançların, dillerin bir arada, eşit ve demokratik bir şekilde yaşadığı toplum modelli olduğunu vurgulayan Aktaş, “Bu alanlara yönelik saldırılar, savaş parametreleriyle açıklanamaz; bu saldırılar, halkların kendi kaderini tayin hakkını, demokratik yaşamın somut deneyimini, barış umutlarını hedef almaktadır. Tekçi ve otoriter yaklaşımların bu coğrafyada halklara dayattığı tek sonuç; yıkım, ölüm, göç ve travmadır. Binlerce insanın yaşamını yitirmesine ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine neden olan Suriye iç savaşı sürecinde elde edilen nispi barış olanaklarının yeniden çatışma sahasına dönmesinden duyduğumuz endişeyi belirtiyoruz. Bugün Suriye’de ihtiyaç duyulan şey yeni bir savaş ya da militarist rasyonalitenin yeniden devreye sokulması değil; Suriye’de yaşayan tüm halkları kapsayan, eşit temsil, adalet ve demokratik katılımla inşa edilmiş siyasal bir çözümün gerçekleştirilmesidir. Saldırılar, Kürt halkının varlığını hedef almanın ötesinde, demokratik barış arayışlarına sistematik bir darbe niteliği taşımaktadır” ifadelerini kullandı. 
 
Açıklama, “Bijî berxwedana Rojava” sloganıyla son buldu. 
 
SEMSÛR
 
Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti. Mimar Sinan Parkı’nda yapılan açıklamaya platform bileşenleri katıldı. 
 
“Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” pankartının açıldığı açıklamada basın metnini ÖHD Semsûr Temsilciliği Eşsözcüsü Melisa Barış okudu. 
 
Ortadoğu’da emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda yürütülen savaş ve paylaşım politikalarının halklara ölüm, yıkım ve zorunlu göçü getirdiğini belirten Melisa Barış, “Suriye’de uzun süredir devam eden vekâlet savaşlarının son halkası, Halep’te Kürt halkının yoğun olarak yaşadığı Şêxmeqûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılar olmuştur. HTŞ ve ona bağlı cihadist silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilen bu saldırılarda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, yüzlercesi yaralanmış, binlerce insan yerinden edilmiştir” dedi. 
 
‘HALKLARIN EŞİT YAŞAMA HAKKI HEDEF ALINIYOR’
 
Kürt mahallelerinde yaşanan saldırıların münferit olmadığını kaydeden Melisa Barış, “Lazkiye, Süveyda ve diğer bölgelerde Alevi ve Dürzi halklara yönelik yaşanan katliamlarla birlikte değerlendirildiğinde, Suriye’de farklı kimlik ve inanç gruplarını hedef alan sistematik bir şiddet politikasının yürütüldüğü açıkça görülmektedir. Emperyalist güçlerin desteğiyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu cihadist yapıların saldırıları, halkların bir arada ve eşit yaşam hakkını doğrudan hedef almaktadır” diye konuştu. 
 
Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu olarak Kürt halkına yönelik saldırıları ve sivilleri hedef alan tüm katliam girişimlerini kınadıklarını söyleyen Melisa Barış, “Saldırıların durdurulmasını, yerinden edilen halkın güvenli şekilde geri dönüşünün sağlanmasını, Cihadist silahlı gruplara verilen açık ya da örtük tüm desteklerin sonlandırılmasını talep ediyoruz” çağrısında bulundu. 
 
HATAY
 
Suriye Halkları ile Dayanışma Platformu, Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Abdullah Cömert Parkı’nda yaptıkları açıklamayla ile Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı silahlı grupların Halep'in Şêxmeqsûd, Benî Zêd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarını protesto etti. Açıklamada konuşan DEM Parti Hatay İl Eşbaşkanı Naim Özbek, Suriye’de yeni Şam yönetimi ve HTŞ’nin kendisinden olmayan tüm kimliklere, etnik yapılara ve inançlara yönelik saldırı, katliam ve soykırım girişimlerinde bulunduğunu dün Aleviler ve Dürzilere yönelen saldırıların bugün Kürtlere yöneldiğine dikkat çekti. 
 
Özbek, "Bizler buradan orada yaşayan bütün halklara şunu duyurmak istiyoruz. Suriye Halkları ile Dayanışma Platformu olarak bizler sizlerle yan yanayız, sizlerle mücadele etmeye, yan yana mücadele vermeye devam edeceğiz. Şunu da dile getirmekte fayda var. Üç gündür AKP MHP iktidarı bu saldırıları yapan çetelerin sırtını sıvazlayıp basına şunu ifade etmektedir. Bizim de oradaki saldırılarda parmağımız vardır. Dün Alevilere dönük yapılan açıklamalar AKP milletvekili sıralarından bizler açısından asla kabul edilebilir değildir. Suriye'de yaşayan herkes, her kimlik, her renk, her farklılık Suriye'de yaşamaya devam edecektir ve oradaki çeteler dün nasıl yenildiyse bugün de yenilmeye mahkumdur. Çünkü dünya üzerinde halkına zulmeden hiçbir iktidar ebediyen kalmamıştır ve bu iktidar da bu zalim, inkarcı, soykırımcı iktidar da yenilmeye mahkumdur" diye konuştu.
 
'DERHAL DURDURULSUN'
 
Basın metnini Suriye Halkları ile Dayanışma Platformu adına Adnan Eryılmaz okudu. Şam yönetiminin Halep’te Kürtlerin yaşadığı mahallelere yönelik ağır silahlarla düzenlediği saldırılarda sivillerin hedef alındığını ifade eden Eryılmaz, kadın, çocuk ve yaşlıların yaşamını yitirdiği saldırılar uluslararası hukuka göre açık bir savaş suçu olduğunu belirterek, "Halep’te Kürtlerin yaşadığı mahalleler tank, top ve İHA’larla hedef alındı. Sivillerin katledildiği saldırılar savaş suçudur; sessizlik bu suça ortaklıktır. Halklara karşı yürütülen bu savaş politikalarını kabul etmiyoruz. Katliamların karşısında, halkların yaşam hakkının yanındayız. Siviller hedef alınamaz Halep’te Kürt halkına yönelik saldırılar derhal durdurulmalıdır" dedi.
 
MUĞLA
 
Datça Demokrasi Platformu, Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelerek Berkin Elvan Heykeli önünde basın açıklaması düzenledi. "Kadınlar barış istiyor" pankartının açıldığı açıklamaya sivil toplum kurumu ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Kitle adına basın metinini DEM Parti Datça İl Örgütü Yöneticisi Mikail Akbalık okudu. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarda sivillerin direkt olarak hedef alındığını ifade eden Akbalık, "Halep halkı, bu saldırılar karşısında mahallelerini terk etmemiş; iç güvenlik güçleriyle birlikte haklı bir savunma ve direniş sergilemektedir. Bölgeye ilişkin bazı çevrelerce yayılan bilgiler ise yanlış yönlendirme ve karalama amacı taşıyan propagandadan ibarettir. HTŞ ve SMO başta olmak üzere tüm silahlı grupların sivil halkı hedef alan bu saldırıları kabul edilemezdir. Suriye’de devam eden katliamlar, Alevi, Dürzi, Kürt ve diğer halklara yönelik saldırılar ortadayken, yeni bir çatışma sarmalına sürüklenmesine izin verilmemelidir" dedi. 
 
Saldırıların durdurulması ve yaşamı savunan bir tutumun benimsenmesi çağrısında bulunan Akbalık, "Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam yönetimi arasında arabuluculuk yapma iddiasındaki tüm güçlere de acil çağrıda bulunuyoruz: Suriye’yi yeni bir kaos ve çatışma alanına dönüştürebilecek bu saldırıları önlemek için somut adımlar atın. Suriye’de kalıcı barışın sağlanmasının tek yolu; Alevi, Dürzi, Kürt, Arap ve tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak bir siyasi çözümde buluşması ve ortak yönetim mekanizmaları oluşturmasından geçmektedir. Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerini, barış yanlısı kurumları ve bireyleri; ileride hepimizi de içine alabilecek bu bölgesel savaş ortamına karşı çıkmaya ve seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Dışarıdan müdahalelerle desteklenen çıkar gruplarının, Suriye’de halkların demokratik kazanımlarına yönelik saldırıları son bulmalıdır" diye konuştu.