HABER MERKEZİ - Barış talebinin yükseldiği eylem ve etkinliklerde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü istendi.
Birçok kentte 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklerde barış talebi yükseltilerek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü talep edildi.
AMED
Özgür Kadın Hareketi (TJA), 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Sûr ilçesi Tekkapı mevkiinde “Barış Kürsüsü” kurdu. Surlardan, “Jin, jiyan, azadî” pankartının açıldığı etkinlikte, “Nıha dema komunbûnêye”, “Ji bo çanda Kurdî azadî”, “Bijî hevgirtina jinan”, “Bijî 1ê Îlonê” ve “Em ji bo zimanê xwe yê zikmakî statüye dixwazin” dövizleri açıldı. Etkinliğe, TJA Aktivisti Ayla Akat Ata, DEM Parti milletvekilleri Adalet Kaya, Sümeyye Boz’un yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü ile siyasi parti temsilcisi kadın katıldı. Etkinliğe ulusal kıyafetleriyle katılan kadınlar, arbane ve kendi seslendirdikleri şarkılar eşliğinde uzun süre halaya durdu. Kadınlar, burada sık sık, “Jin, jiyan, azadî” sloganı attı.
Siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi kadınlar, burada söz alarak, kadınların barış istediğini vurguladı. Kadınların özgür olmasını, katledilmemesini isteyen kadınlar, barıştan ve haklarından vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. Çatışmanın, savaşın olmadığı bir ortamda eşit koşullarda yaşamak istediklerini dile getiren kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yasal zeminin oluşturulması gerektiğini kaydetti. Diğer yandan Kürt diline dönük baskılara ve engellemelere de işaret ederek buna tepki gösteren kadınlar, herkesin kendi diliyle yaşaması gerektiğini vurguladı. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanmasının barışın kalıcılaşması açısından önemli olduğunun altını çizen kadınlar, “Barışın kalıcı olması, demokratik olması kadınların sürece katılımıyla mümkündür” dedi.
KONUŞMALAR RAPORLAŞTIRILDI
Barışın simgesi olan beyaz türbentlerle barış zincirinin oluşturulduğu etkinlikte, konuşmalar raporlaştırılarak Meclis'teki komisyona gönderilmek üzere Ayla Akat Ata’ya teslim edildi. Burada konuşan Ayla Akat Ata, “1993’ten 2025’e çok büyük tecrübe var. Bizler yıllardır bu mücadelenin içinde olmuş, sözünü kurmuş, eylemini yapmış kadınların büyük emeği var. Bugün bu açık alanda olan gençlere, kadınlara bir borcumuz var. Bugüne kadar başaramadık ama iddiamızı büyüterek varız. Adada, dört duvar arasında ısrarla 26 yıldır ‘Çözüm için, barış için rolümü oynamaya hazırım’ diyen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan gücümüzü alıyoruz. Gücümüzü bugün Türkiye’de bir kez daha inşa edilmeye çalışılan barış düşüncesinden alıyoruz. Gücümüzü bu meydanda bulunan annelerden ve Türkiye’de yaşadığı büyük acıya rağmen ben varım, bir kez daha barış demek için barışı örgütlemeye hazırım diyen annelerden alıyoruz. Gücümüzü en zor koşullarda yaşam mücadelesi vermiş ve en değerlilerini kaybedenlerden alıyoruz. Gücümüzü kendi tecrübemizden alıyoruz. Her alanda varız, toplumun yarısıyız aynı zamanda örgütlüyüz. Örgütlendiğimiz her alanda kollektif çalışmanın tarafıyız” şeklinde konuştu.
'TEK YOL DEMOKRATİK ÇÖZÜMDÜR'
“Yaşadığımız her şeye rağmen, yaşanılan büyük acıya ve yıkıma rağmen tek bir yol var o da demokratik çözümdür” diyen Ayla Akat Ata, “Halkların hassasiyetini gözeterek bu sürecin içinde kılacak politikalardan yanayız. Sözümüzü dün söyledik. Önce kendi barışımızı sağlayacağız dedik. Önce bu coğrafya kendi barışını sağlayacak ve coğrafyanın ötesine yayılacak, dünyaya yayılacak bir örneği oluşturacağız. Silahların ebediyen susturulması ve sürecin yasalarının bir an önce çıkarılması adımlarının atılmasının takipçisi olacağız. Daha dün meclis başkanları komisyonda konuştular. Az değil uz değil; gidilen yol ortak o yüzden sözlerde ortak olabiliyor. Yol temizliğini parlamento çatısı altında hep birlikte yapabiliriz. 1 Eylül vesilesiyle sokağa çıkan kadınlarla bir kez iki kez toplanmayacağız. Demokratikleşme adımlarının, TMK’nın kaldırılmasından İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesine kadar atılması gereken adımları parlamentodaki temsilcilerimize sunacağız. Halkların eşitliğinin, özgürlüğünün, adil bir birlikteliğinin mimarı olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu projenin hayata geçmesi için çabamızı ortaya koyacağız. Dün jin jiyan azadî dedik, bütün dünya kadınlarıyla buluştuk. Bugün bir kez daha, jin jiyn azadî diyeceğiz ve Türkiye’deki demokratik toplum ve barışla buluşacağız” dedi.
Etkinlik çekilen halaylar ve atılan sloganlarla son buldu.
ÊLIH
Êlih'te Tevgera Jinên Azad (TJA-Özgür Kadın Hareketi) öncülüğünde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü önünde bir araya gelen kadınlar, Yılmaz Güney Parkı'na kadar "Barış Zinciri" oluşturarak yürüyüş gerçekleştirdi.
"Me hebuna xwe bidest xist, emê jibo azadiyé têbikoşin (Varlığımızı elde ettik, özgürlüğümüz için mücadele ediyoruz)" pankartının açıldığı yürüyüşte, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Jin jiyan azadî”, “Jin şer naxwaze, aşîtiyê dixwaze” ve “Bijî berxwedana jina” sloganları atıldı.
Yılmaz Güney Parkında toplanan kadınlar, burada tek tek söz alarak devam eden "Barış ve Demokratik Toplum Sürecine" değindi. Kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istedi.
WAN
Wan Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Wan’da gerçekleşecek olan barış yürüyüşü ve panele halkın katılımı için bildiri dağıtarak çağrıda bulundu. Bildiri dağıtımından önce platform adına konuşan Murat Atabay, “Demokratik toplum ve barış çağrısı kapsamında Wan Emek ve Demokrasi Platformu olarak bir dizi eylem planlaması yaptık. Bu kapsamda yarın saat 14:00'te Wan Barosu’nda bir panelimiz olacak. Pazartesi saat 20:00’de Sebze Hali’nden Musa Anter Barış Parkı’na kadar barış yürüyüşü gerçekleştireceğiz. Bu kapsamda da hazırlamış olduğumuz bildirileri halkımıza dağıtarak onları barış yürüyüşüne ve panele davet edeceğiz” dedi.
Ardından kitle, Şekerbank önünden başlayarak 1 Eylül’de gerçekleşecek olan barış yürüyüşüne bildiri dağıtarak halkı çağırdı.
İZMİR
Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Karşıyaka İzban önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. "Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır" pankartının açıldığı açıklamada çok sayıda dilde "Barış" dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Suriye'de Alevi katliamı var", "Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Bijî aşiti yaşasın barış" sloganları atıldı. DEM Parti Milletvekili İbrahim Akın, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı açıklamada platform adına basın metnini Zeliha Danyeli okudu.
Emperyalist devletlerin çıkarlarının dünyadaki savaş ve çatışmaları derinleştirdiğini ifade eden Zeliha Danyeli, 21'nci yüzyılda savaşın kadınlar, çocuklar ve doğa üzerindeki etkilerini sıraladı. Savaşın emekçi yoksul halkları üzerindeki etkilerine değinen Zeliha Danyeli, "Maalesef geldiğimiz aşamada ‘savaş suçları’ dahi dava konusu yapılmamaktadır! Nitekim Gazze’de BM’nin resmen ilan ettiği kıtlık nedeniyle toplu ölümlerin an meselesi olduğu bugünlerde bırakalım savaş suçlarının yargılanmasını Gazze’nin işgal ve ilhak edilmesi 'çare' diye sunulur noktaya gelinmiştir. Savaşta dahi hedef olmaması gereken sağlıkçıların, gazetecilerin öldürülmesi ve uluslararası kamuoyunun buna sessiz kalışı nasıl vahim bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzun da göstergesidir. Suriye’de demokrasi, barış, eşit yurttaşlık, laiklik, kadın ve çocuk hakları, ekoloji mücadelesi veren tüm toplumsal güçlerin reddini temsil eden bir rejimin uygulayıcısı olan HTŞ eliyle Alevilere, Dürzilere karşı gerçekleştirilen savaş suçlarına karşı da aynı kesimlerin ve ideolojik birliktelik yaşayanların ses çıkarmaması katliamların kanıksanmasına ve duyarsızlaşmaya yol açmaktadır. Şundan eminiz ki, bu kanlı rejime ve katliamlarına dolaylı dolaysız destek veren, sessiz kalan tüm güçler tarih önünde hesap verecektir" dedi.
Kitle, açıklamanın ardından sloganlar eşliğine Karşıyaka çarşı girişine yürüdü ve burada barış zinciri oluşturdu.
İSTANBUL
DEM Parti İstanbul İl Örgütü, İstanbul’da 31 Ağustos’ta yapılacak olan 1 Eylül Barış mitingine ilişkin Şişli İlçesind bildiri dağıttı. DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar, DEM Parti Agirî Milletvekili Nejla Demir ve DEM Parti Kadın Meclisi, bildiri dağıttı. Mahallelerde bildiri dağıtan kadınlar, “Doğa talanına dur demek için, kadına yönelik katliamlara dur demek için; haklarımıza, kadınlara gençlere, iççilere, emekçilere ve tüm ezilenlere çağrımızdır 1 Eylül Dünya Barış günü için 31 Ağustos’ta Kadıköy’de hep beraber buluşalım” diyerek halkı mitinge davet etti.
HALK ŞÖLENİ
DEM Parti İstanbul İl Örgütü, Küçükçekmece İlçesinde bulunan Kanarya Sahili’nde halk şöleni gerçekleştirdi. Şölenin yapıldığı alan DEM Parti flamalarıyla donatıldı. Kadın ve çocukların yoğun olduğu şölene katılım yoğun oldu. Yurttaşlar, sanatçıların seslendirdiği stranlar eşliğinde halaya durdu. Gençler, sık sık “Bê Serok jîyan nabe”, “Bijî Serok Apo” sloganlarını attı.
Şölende DEM Parti Colemêrg Milletvekili Vezir Coşkun Parlak söz aldı. Yıllardır Kürt halkının diline ve kültürüne dönük saldırıların olduğunu anımsatan Vezir Coşkun Parlak, “Kürt halkı yıllardır tüm saldırılara rağmen kendi kültürüne nasıl sahip çıktıysa, bugün de geçmişte olduğu gibi sahip çıkacak. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yaptı. Sayın Öcalan, devletti masaya oturttu. Bizle de buna layık olmalıyız. Önderliğin bu adımına karşılık devletin de buna cevap olması gerekiyor. Kürt halkına yönelik saldırılar kaldırılmalıdır. Kürt halkı kendi diliyle eğitim görmek istiyor bunun sağlanması gerekiyor. Cezaevlerinde binlerce arkadaşımız var. Cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor. Yine kayyım atamalarıyla halkın iradesi yok sayılıyor. Yine Meclis’te bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyon Sayın Öcalan ve bizim yürüttüğümüz mücadele ile kuruldu. Ancak anneler kendi anadiliyle komisyon toplantısında konuşamamıştı. Bizler bunun karşısında her zaman duracağız. Baskıları arttıkça bizler de buna karşı güçlü bir mücadele ile cevap olacağız. Her alanda ittifaklarımızı ve mücadelemizi büyütmeliyiz. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde alanlarda olalım. Güçlü bir katılım sağlayalım ve barış sözümüzü yükseltelim. 31 Ağustos’ta Kadıköy’de bir arada olalım ve Önderliğe güçlü bir selam gönderelim” ifadelerini kullandı.
Ardından devam eden şölen, Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM) sanatçılarının seslendirdiği stranlarla son buldu.