PSAKD Genel Başkanı: Gerçek bir barış konuşulacaksa Öcalan serbest bırakılmalı 2025-08-29 09:04:21   ANKARA - Barışın bu ülkenin ertelenmiş bir ihtiyacı olduğunu belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Mesele zihniyetin değişim meselesidir. Gerçek anlamda bir barış konuşulacaksa Abdullah Öcalan ve siyasi tutsakların tamamının serbest bırakılması gerekir” dedi.    Kürt sorunun çözümü için Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları sürüyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti), komisyonda dinlenmesi için önerdiği listede yer alan kurumlardan biri de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) da yer aldı.   PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, komisyonun rolü ve çalışmalarına ilişkin konuştu.    'BARIŞ BU ÜLKENİN ERTELENMİŞ İHTİYACI’   Alevilerin taleplerinin tüm halklar için eşit yurttaşlık talebi olduğunu belirten Erçe, barışın ülkenin ertelenmiş bir ihtiyacı olduğunu söyledi. Erçe, “Yıllarca bombalara ve silahlanmaya ayrılan bütçe, emekçi halkların yoksulluğunun sebebi oldu. Bu nedenle barış süreci bizim açımızdan kıymetlidir. Sürecin barış olarak adlandırılması için en temel kriter barıştır. Samimiyet olmadan barışın mümkün olmadığını biliyoruz. Kürt halkının önderleriyle yürütülen müzakereler sonucunda bir taraf silahlarını bırakarak samimiyetini en üst düzeyde gösterdi. Ancak devlet ve hükümet cephesinden aynı yönde tek bir adım atılmadı. Aksine eski zihniyetin inadı devam ediyor” ifadelerini kullandı.    Alevilerin süreci desteklediklerini dile getiren Erçe, baltalanması ve kesintiye uğramasını istemediklerini söyledi. Erçe, "Komisyona çağrılmamız halinde söyleyeceğimiz şey bellidir: Alevilerin talepleri bilinmeyen talepler değil, yerine getirilmeyen taleplerdir. Sürecin samimiyetini ortaya koyun ve adım atın. Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi yapılması için, boşaltılan Kürt ve Alevi köylerinin yeniden açılması için, AİHM kararlarını uygulamak için, zorunlu din derslerinin kaldırılması için anayasa değişikliğine ihtiyaç var mı? Bir imzayla yerine getirilebilecek onlarca yüzlerce madde var" diye belirtti.   ‘BARIŞIN OLMADIĞI ÜLKELERDE RIZALIK OLMAZ’   Alevilikte barışın önemine değinen Erçe, barışın yolunun Amed’den geçtiğini ancak sadece Amed ile sonuca gidilemeyeceğini söyleyerek, ekledi: “Hacı Bektaş’tan, Dêrsim’den, Sivas’tan, Ermenek’ten ve Zonguldak’tan da geçmesi gerekir. İnanç olarak rızalığa dayalı bir yaşamdan bahsederiz. Alevilik bir rızalık sistemidir. Tabiatta, evrende olan ne varsa her şey birbiriyle rızalık içerisindedir. Barışın olmadığı bir ülkelerde hiçbir şeyde rızalık aranmaz. Haklarımız yenir, emeklerimiz çalınır, sömürü sistemi içerisinde hareket edilir.”    ‘MESELE ZİHNİYETİN DEĞİŞMESİDİR’   Eşit yurttaşlığın vazgeçilmezleri olduğunun altını çizen Erçe, “Mesele zihniyetin değişim meselesidir. Bu zihniyet değişmediği sürece bu ülkeye aydınlık gelmeyecektir. Esas barış, aşağıdan yukarıya doğru örülen barıştır. Toplumun tüm kesimlerinin haklarına sahip çıktığı bir barış süreci, kalıcı bir barış sürecidir. Onurlu olan budur. Sürecin mimarlarından biri de tutsaklardır. Bir halkın ve örgütün lider gördüğü kişinin içeride tutulduğu bir sürecin adaletli olduğunu düşünmeyiz. Böyle bir şey adil değil, hakkaniyetli değil. Yıllardır içeride olan birinin bu süreci içeride sürdürebilme şansı yoktur. Gerçek anlamda bir barış konuşulacaksa içeride olan Abdullah Öcalan ve siyasi tutsakların tamamının serbest bırakılması gerekir. Biz cezaevinde hiçbir siyasi tutsağın olmadığı bir süreci destekleriz.”