Ekin Kültür ve Sanat Komünü gençlere alternatif bir yaşam sunuyor

Paylaş:
İSTANBUL - Metropollerde gençlere yönelik çeteleştirme ve yozlaştırma politikalarına karşı kurulan Ekin Kültür ve Sanat Komünü'nü anlatan Muhammed Polatkan, “Örgütlenmek yaşatır mücadele birliği ve öz benlik oluşturur” diyerek tüm gençlere komünde birleşme çağrısı yaptı. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Demokratik Modernite Paradigması çerçevesinde kaleme aldığı "Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu" toplumun yeniden örgütlenme biçimlerine dair yeni bir perspektif sundu. Bu perspektifin öne çıkan başlıklarından biri de komünleşme temelinde geliştirilen örgütlenme modeli. İstanbul'da gençler tarafından kurulan Ekin Kültür ve Sanat Komünü de gençlerin özel savaş politikalarına karşı başta kültür ve sanat olmak üzere çeşitli alanlarda faaliyet yürütüyor.
 
 
Komün bünyesinde dil, müzik, tiyatro ve halk oyunları gibi alanlarda atölye eğitimleri verilirken, komün üyesi Muhammed Polatkan yürüttükleri çalışmalara dair konuştu.
 
ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İLE YANIT
 
Gençler olarak komün oluşturduklarını belirten Polatkan, kültür ve sanat çalışmalarının yanı sıra özel savaş politikalarına karşı da mücadele yürüttüklerini söyledi. Polatkan, özellikle gençlerin kendi kültürü, tarihi ve kimliğinden uzaklaştırılmasına karşı bilinç ve dayanışma alanı yaratmayı amaçladıklarını ifade etti. Polatkan, "Ekin Kültür Komünü'nde temel amacımız, gençleri özel savaş politikalarının etkisine bırakmamak ve bu politikalarla mücadele bilincini geliştirmektir. Kimliksizleştirilmeye çalışılan gençleri yeniden kendi tarihine, kültürüne ve toplumsal bilincine yönlendirmek istiyoruz. Günümüzde özel savaşın en etkili araçlarından biri olan sanal medya üzerinden gençler uyuşturucuya, fuhuşa ve yozlaşmış bir yaşam tarzına sürüklenmektedir. Biz ise buna karşı kültür, sanat ve örgütlülükle cevap vermeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
 
KOMÜN FAALİYETLERİ
 
Komünün birçok alanda eğitimler ve gençlere imkan sunduğunu belirten Polatkan, gitar, bağlama, erbane ve Kürtçe dil eğitimi derslerinin yanı sıra çocuk tiyatrosu, genel tiyatro ve Kürtçe tiyatro atölyeleri düzenlediklerini ifade etti. 
 
'ÖRGÜTLENMEK YAŞATIR ÖZ BENLİK OLUŞTURUR'
 
İstanbul gibi çok kültürlü bir metropolde gençlerin çeteleşme ve yozlaşma politikalarının hedefi haline getirildiğini söyleyen Polatkan, gençlerin kendi potansiyellerinin farkına varabilmesi için komün gibi alanlarda bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Komünün temel amacının örgütlenme, bir araya gelmek olduğunu belirten Polatkan, "Çünkü örgütlenmek yaşatır mücadele birliği ve öz benlik oluşturur. Bu komünün temel hedeflerinden biri de budur. Komün anlayışı, aslında insanlığın ilk toplumsal yaşam biçimlerinden biridir. İnsanların bir arada üretip yaşadığı, birbirini koruduğu, geliştirdiği ve asimile etmeden birlikte var olduğu bir yaşam modelidir. Bugün bize dayatılan ulus-devlet anlayışından çok daha eski bir toplumsal örgütlenme biçimidir. Ekin Kültür Komünü'nü kurarken 'komün' ismini seçmemizin nedeni de budur. Hiçbir kimliği inkar etmeyen, hiçbir kültürü reddetmeyen aksine çeşitlilikle güçlenen bir yapıyı ifade etmektedir" diye belirtti. 
 
'HERKESİ MÜCADELEYE DAVET EDİYORUZ'
 
Komün kültürü ve ahlakının en büyük düşmanının bireyselleşme ve liberalleşme olduğunu ifade eden Polatkan, örgütlü ve bilinçli gençliğin özel savaş politikalarını boşa çıkaracağını söyledi. Polatkan, tüm gençleri komünleşmeye ve örgütlenmeye çağırarak, "Eğer örgütlenmez ve komünleşmezsek, gençlik uyuşturucu batağına ya da çeteleşmenin içine sürüklenebilir. Bunun önüne geçmek zorundayız. Hem kendimizi hem de tüm gençleri bu tehlikelerden korumak için herkesi kendi kültürüne sahip çıkmaya, kendi dilini öğrenmeye ve mücadeleye katılmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
 
'BURADA BİR RUH VE AŞK VAR'
 
Polatkan, son olarak şunları söyledi: "Ekin Kültür Komünü'nü anlatacak bir söz kurmak gerekirse, buraya gelen gençlerin en sık söylediği cümleyi paylaşmak isterim: 'Burada bir ruh var, burada aşk var' Gençler burada birkaç saat vakit geçirdikten sonra bunu hissederek ayrılıyorlar. Elbette bu ruhu yaratan şey yalnızca dekorasyon ya da fiziksel ortam değildir buradaki insanların samimiyeti, birbirine olan yakınlığı ve dayanışmasıdır."
 
MA / Melik Varol