Cumartesi Anneleri: Barış geçmişin adil aydınlatılmasıyla mümkün olur

img
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri eylemlerinin 1066’ncı haftasında, sürece dair taleplerini açıklayarak barışın sadece çatışmaların sonlandırılmasıyla değil geçmişin adil aydınlatılmasıyla mümkün olduğunu ifade etti.  
 
Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1066’ncısını gerçekleştirdi. Karanfiller ve gözaltında kaybettirilen yakınlarının fotoğraflarıyla Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü’nde bir kere daha kayıplarının akıbetini sordu.
 
Basın metnini okuyan Cumartesi İnsanlarından Sebla Arcan, 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü’nün 2010 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edildiğini ve dünyanın dört bir yanında zorla kaybedilen kişileri anmayı ve onların ailelerinin adalet arayışını görünür kılmayı amaçladığını ifade etti.  Sebla Arcan, “30 Ağustos, yalnızca geçmişin acılarını hatırlatmaz, aynı zamanda gelecekte benzer ihlallerin yaşanmaması için farkındalık yaratmayı da amaçlar. Biz biliyoruz, yaşadık: Gözaltında kaybetmeler sadece kaybedilenlerin değil, onların yakınlarının da hayatını paramparça eder. Kayıp yakınlarını belirsizlik içinde yaşamaya mahkum eder. Bu belirsizlik, acıların en büyüğüdür. Kaybedilenlerin akıbetinin karanlıkta bırakılması, fail ve sorumluların cezasızlık zırhıyla korunması, yaraların sarılmasını engeller. Hakikatin gizlenmesi ise toplumsal hafızada derin yaralar açar, kuşaklar arası travmayı kalıcı hale getirir” dedi.
 
‘ONURLU VE KALICI BARIŞ’
 
Hakikat ve adalet talebinin demokratik barışın temel koşulu olduğuna vurgu yapan Sebla Arcan, “Bu yüzden kayıp ailelerinin hakikati bilme talebi yalnızca kayıplarına ulaşmayı değil; hakikat yoluyla herkes için onurlu ve kalıcı bir barışın kapısını aralamayı da hedefler. Çünkü kalıcı barış, yaraların tanınması ve iyileştirilmesiyle mümkündür. Hakikatin ortaya çıkarılması; ailelerin acısını, toplumun güvensizlik duygusunu onarır. Cezasızlık kültürünü kırar, toplumu barış inşa süreçlerine inandırır. Söyledik, söylemeye devam edeceğiz: Barışın sürdürülebilirliği sadece çatışmaların sona ermesiyle değil, geçmişin adil bir şekilde aydınlatılmasıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.
 
CUMARTESİ ANNELERİNİN TALEPLERİ
 
Sebla Arcan, Cumartesi Anneleri/İnsanları olarak şu talepleri dile getirdi:
 
“* Kayıplarımızın nerede oldukları açıklansın, mezarları bulunsun, hakikat ortaya çıkarılsın.
 
* Fail ve sorumlular yargılansın, cezasızlık sona ersin, adalet sağlansın.
 
* Devlet geçmişle yüzleşsin, hesap verebilirlik sağlansın.
 
* Gözaltında kaybetmelerin tekrarlanmasını önleyecek yasal düzenlemeler yapılsın, etkin mekanizmalar kurulsun.”
 
‘BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ’
 
Taleplerinin ısrarlı takipçileri olduğunu ifade eden Sebla Arcan, “Yalnız kaybedilenleri değil, onları kaybedenleri ve bu iklimi yaratanları da unutmayacağız. Türkiye'nin toplumsal barışına ve demokrasisine katkı sunmak için sözümüzü söylemekten vazgeçmeyeceğiz. 30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü vesilesiyle hatırlatıyoruz: Barışın kaybedeni olmaz. Silahların sustuğu bu süreçte barış ve demokratikleşme umudunu büyütme zamanı. Daha yüksek sesle barış ve demokrasi talep etme zamanı. Farklılıklarımızla ayrışmak değil, ortak insanlık değerlerinde birleşme zamanı. Ve barış umudunu araçsallaştırmak isteyenlere karşı hep birlikte hayır deme zamanı” dedi.
Sebla Arcan sözlerini Batman’da kayıp yakınlarının gerçekleştirdikleri eylemin 700’üncü haftasını selamlayarak bitirdi.
 
Eylem karanfillerin Galatasaray Meydanı’nda bırakılmasıyla son buldu.