İdam fotoğrafları ortaya çıktı: Dêrsimliler yüzleşme ve mezar yeri istiyor
DÊRSIM - Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edildikleri ana ait ortaya çıkan fotoğraflara ilişkin konuşan Dêrsimliler, yüzleşme ve mezar yerlerinin açıklanmasını istedi.
Dêrsim 1937-38 direnişinin önderlerinden Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edildikleri ana ait fotoğraflar, Berlin Freie Üniversitesi’nde akademisyen olan tarihçi Dr. Sedat Ulugana tarafından ortaya çıkarıldı. Xarpet Buğday Meydanı'nda katledilişlerinin üzerinden 89 yıl geçerken, idam anına dair ilk kez gün yüzüne çıkan fotoğraflar Kürt halkında büyük bir acı uyandırdı. Dêrsim'de fotoğraflar dair hislerini sorduğumuz birçok kişi, fotoğraflara bakmaya cesaret edemediğini belirtirken, bakanlar ise hislerini dile getirmekte zorlandı.
Dêrsim'de yurttaşlar ve kurum temsilcileri fotoğrafa ilişkin konuşurken, Seyid Rıza ve arkadaşları başta olmak üzere mezar yerleri belli olmayan insanların mezar yerlerinin açıklanması çağrısında bulundu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Dêrsim Şubesi Eşbşkanı Özgür Ateş, basına yansıyan fotoğrafların kendilerini derinden yaraladığını ve acılarını alevlendirdiğini söyledi. Fotoğrafların, yüzleşilmeyen bir katliamın hafızalarında yeniden canlanmasına neden olduğunu kaydeden Ateş, "Bizlere anlatılan soykırımın görüntüleri ile böyle karşılaşmak çok zor. 38 katliamında yerinden yurdundan edilenlerin, katledilenlerinin görüntülerinin halen devlet arşivinde bulunduğunu biliyoruz. Bunlarla yüzleşilmediğini ve cezasızlık anlayışının halen korunduğunu biliyoruz. Katledilen Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin halen açıklanmaması ciddi bir yaradır bizim için. Bütün bunların devlet arşivlerinden çıkartılması ve Dêrsim halkıdan özür dilenmesini, zararların tazmin edilmesini devlet yetkililerinden bekliyoruz. Yine mezar yerleri belli olmayan kişilerin mezar yerlerini belirlenmesini ve yeniden geleneklerine göre defnedilmeleri gerekiyor" diye belirtti.
Devletin 1938 sonrasında da Dêrsim halkına yönelik soykırım zihniyetinin devam ettiğinin altını çizen Ateş, "Yaşanan bir çözüm süreci anlayışı ortadayken bu arşivlerin ve mezar yerlerinin açıklanması gerekiyor. Gerçek bir barışın olması isteniyorsa bizlere yaşattıkları ile yüzleşmeleri gerekiyor" dedi.
'FOTOĞRAFLARI GÖRMEK ACI'
Fotoğraflara bakmaya cesaret edemediğini söyleyen Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yöneticisi Hülya Bozkurt, şöyle devam etti: "Arkadaşın biri geldi bana 'Çorapları yündü, işlemeydi. Acaba o çorapları ona kim yaptı, annesi mi yaptı, kardeşi mi yaptı?' dedi. Yani o fotoğraflar acı veriyor insana. Biz büyüklerimizden 38'i dinledik. Seyid Rıza ve arkadaşları ile bir bütün olarak 38 katliamı ile büyüdük. O acı hep bizim içimizde bir yaradır. Biz halen onların mezar yerlerini bilmezken o fotoğrafları görmek büyük bir acı oldu. Biz bu acıyı unutmayız. Seyid Rıza ve arkadaşları ile katledilen herkesin mezarlarının yerini bize söylesinler. Biz de gidip çerax yakacağız dua edeceğiz. Barış gelecek diyorlar. Siz milletimizi katletmişsiniz, kızlarımızı kaybettirmişsiniz, mezar yerlerini söylemiyorsun. Her zaman bunların hesabını soracağız, bizden sonra çocuklarımız da sormaya devam edecek."
'ARŞİVLER AÇILSIN'
Dêrsim Araştırma Merkezi'nden (DAM) Yazar Selman Yeşilgöz, fotoğrafların imha edildiği yönünde bilgilerin olduğunu ancak gerçeğin açığa çıktığını belirterek, "Yüreğimizde bir burkulma yaşadık. Bu fotoğrafların varlığı yıllardır biliniyordu ama inkar edildi. İhsan Sabri Çağlayangil fotoğrafların Atatürk tarafından imha edildiğini söylemişti. Ama demek ki bu fotoğraflar varmış. Başlatılan barış sürecinin başarıyla sonuçlanması için devletin geçmişiyle yüzleşmesi lazım. Dêrsim'de yapılan katliamlarla yüzleşilmediği ve arşivlerin açık bir şekilde açıklanmadığı sürece sağlıklı bir süreç yürütülmez. Bu nedenle özelde Dêrsim'de genelde bu topraklarda yaşanan katliamlarda arşivlerin halka açılması, Dêrsim'de evlatlık verilen kızların akıbetini açıklanması gerekir" diye belirtti.
MEZAR YERLERİ AÇIKLANSIN TALEBİ
Fotoğrafları gördüğü zaman katliamda ailesinden katledilen ve kaybettirilen kişileri hatırladığını kaydeden yurttaş Erdoğan Çakar, "38 bizim için bir travmadır ve bu fotoğraflar bize travmamızı yeniden hatırlattı. Bu fotoğraflar 38 katliamında katledilenlerin ailesinde de aynı travmayı yarattığını düşünüyorum. Dolayısıyla 38 soykırımda kaybettirilenlerin yerinin söylenmesi ve katledilenlerin mezar yerlerinin belirlenmesini yıllardır istiyoruz. Bu talebimizi fotoğraflarında gündeme gelmesiyle birlikte tekrarlıyoruz. Resmi belgeler açıklanması lazım. Devlet birisini idam etmişse o kişiyi sonra gömmüştür. Bunun kayıtları vardır" ifadelerini kullandı.
Yurttaşlardan Hüseyin Sağol ise "Fotoğraflar yürek acısı. Seyid Rıza'nın son bir isteği vardı. Oğlundan önce asılmak istiyordu ama onu oğlundan sonra astılar. O zaman bir soykırım yaptılar. Mezar yerleri belli değil, mezar yerlerinin belirlenmesini istiyoruz. Kim istemez ki mezar yerleri belli olsun, o mezarlar ziyaret edilsin" dedi.
'FOTOĞRAFLAR TRAMVALARI TETİKLİYOR'
Son olarak konuşan Nadide Yallı da yüzleşme çağrısında bulunarak, "Tarihin kara yüzüyle tekrar yüzleşmek kötü geliyor insana. O acıyı tekrar yaşamak kötü. Biz o süreçleri yaşamadık ama hep anlatıldı. Devlet istediği için o fotoğraflar çıktı. Ama bizim istediğimiz onların idam edilişilerinin fotoğrafları değildi. Biz onların mezar yerlerini istiyoruz çünkü Alevi inancında ölen kişinin duasını ve lokmasını vermek, cenaze ritüellerini yapılması gerekiyor. Bunun için de mezar yerlerinin belli olması lazım. Her yerde bu fotoğrafları görmek kötü geliyor. Bu fotoğraflar insanların travmalarını tetikliyor. Yani bugün hepimiz çok mutsuzuz. Kaç gündür uyuyamıyorum çünkü gözümü kapattığım zaman o süreci yaşıyorsun" diye belirtti.
MA / Uğurcan Boztaş