Korkmaz: Yeni cumhuriyetin yeni bir gençliği olacak

Paylaş:
İSTANBUL - Cumhuriyeti dönüştürmek isteyen gençliğin ilk örneğinin Gezi eylemlerinde görüldüğünü belirten Mehmet Uğur Korkmaz, “Yeni cumhuriyetin yeni bir gençliği olacak ve o gençlik cumhuriyete sahip çıkacak” dedi. 
 
İstanbul'da 13-14 Haziran tarihlerinde geniş katılımla gerçekleştirilen "İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı"nda yürütülen tartışmalar basında geniş yer buldu. Konferansta “Cumhur Cumhuriyeti gençlere bırakır mı?” başlığıyla sunum yapan ve “Kürtler Şehirde” podcasti ile tanınan Mehmet Uğur Korkmaz, gençlerin gözünden demokratik cumhuriyete duyulan ihtiyacı anlattı.
 
Cumhuriyetin geride kalan yüzyılının gençlere çok az alan açtığını belirten Korkmaz, “Herkesin bir konuma, bir mevkiye gelmek için epey yaşlanması gerekiyor. Yaşlanınca da o koltuklar, o alanlar, o mevkiler, mevziler bırakılmıyor. O yüzden aslında çok yaşlı bir meclis, çok yaşlı bir yönetim, çok yaşlı bir devlet; zihnen de, pratik olarak da, yaş olarak da yaşlı bir cumhuriyet var karşımızda. Bu bütün ideolojik yapısından bağımsız olarak problemli bir şey zaten” dedi.
 
‘HİYERARŞİK YAPI KIRILMALI’
 
Demokratikleşme yolunda adımlar atılacaksa aynı zamanda cumhuriyetin genç ve yaşlı arasındaki hiyerarşik yapısının da kırılması gerektiğini belirten Korkmaz, “Nasıl kadın, erkek, Türk Kürt, farklı kimlikler arasındaki hiyerarşik ilişkileri kaldırmaktan, eşit yurttaşlıktan bahsediyorsak aslında genç ve yaşlı arasında yazısız kanunlarla sağlanan o gerontokratik yapının da ortadan kalkması gerekiyor” diye belirtti.
 
GENÇLİĞİN DEMOKRATİK TOPLUM HAYALİ
 
Cumhuriyetin demokratikleşmesi halinde gençliğin nasıl bir ülke ve toplumda yaşamak istediğine işaret eden Korkmaz, “Bir kere gençlik, kültürel üretimde kendini yeniden yaratabilecek. Tıpkı 90’larda Kürt halkının uyanışı, Kürt kültürünün yükselişi, müzik gruplarının çıkışı gibi… Ve bunu bugün artık gitgide kapitalizmin, neoliberalizmin, tüketim kültürünün dayattığı formlarda değil gerçekten kendi istediği gibi, kendi özgün koşullarını, özgün hikayesini içeren bir şekilde yapabilecek. Bence ilk açılım burada olacaktır. Belki ilk etapta direkt siyasal alanı etkilemek mümkün olmayabilir ama gündelik kültürü, sokaktaki, şehirlerdeki yaşamı, yaylalardaki bir pikniğin bile formunu da etkileyeceğini düşünüyorum. Çünkü bütün bunların aksi şu an yaşlıların elinde, devletin elinde, polisin elinde” ifadelerini kullandı.
 
ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI VE GENÇLİK
 
Kürdistan başta olmak üzere metropol kentlerde gençliğe yönelik özel savaş politikalarına değinen Korkmaz, devletin 2015 yılından sonra bu tür uygulamalarla yöneldiği devrimci mahalleleri hedef aldığını belirtti. Korkmaz, “Oradaki kültürü, 70'lerden başlayarak yavaş yavaş ilerleyen kümülatif kültürü, farklı siyasal hareketlerin yarattığı kültürü ezdi. Bunu yaparken bir yandan da bu işte belki biraz neoliberalizmle eşleştirebileceğimiz bireyci, kapitalist, tüketimci bir kültürü oraya soktu. Bunun yanında uyuşturucuyu, kumarı, diğer bütün bireyci yaşam tarzı, hazcı yaşam tarzının kültürünü de oraya dikte etti, bunu kolaylaştırdı. Yani kanunlarını uygulamadı aslında. Bu özel savaş politikası 10 yıl içinde belki daha uzun sürede yeni bir insan ve yeni bir gençlik de yarattı. Belki bütün gençler uyuşturucu kullanmıyor ama gençlerin büyük bir kısmı uyuşturucuyu normal görmeye başladı. Kültür böyle bir şeydir. Bir ülkede milyonlarca devrimciye gerek yoktur. 10 bin devrimcinin yerine 10 bin tane uyuşturucu bağımlısı, 10 bin tane çeteci demek mahallelerin ruhunun gericileşmesi, sağcılaşması demek. Biz bunu yaşıyoruz şu anda. O yüzden gençliğin başındaki büyük bela budur. Bu durum, böyle bir günde aşılacak bir şey değil. Çünkü bu bir kültür de üretiyor, müzik üretiyor, yaşam tarzı üretiyor. Sosyal medya paylaşımlarına kadar bir yaşam tarzı üretiyor” diye konuştu. 
 
‘ÇOK GÜÇLÜ SOSYALİST GELENEK VAR’
 
Bu kültürün değişmesinin sosyalist kültürün ve değerlerinin yeniden yaygınlaşmasıyla mümkün olacağının altını çizen Korkmaz, bunun için devlet baskısı, polis şiddeti ve özel savaş politikalarının topyekûn ortadan kalkması gerektiğini belirtti. Korkmaz, “Sonrasında yavaş yavaş yeniden ben bu kültürün yaşayacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye ve Kürdistan’da çok güçlü bir sosyalist gelenek var. Bu kültürün hızlıca yaşanacağını hissediyor ve bu heyecanı da görüyorum. Newrozlarda yıllar sonra Koma Amed'i dinleyen insanların, Agire Jiyan'ı dinleyen insanların gösterdiği heves, heyecan gençlikte gördüğüm heyecan, bu kültürün yeniden yaşayabileceğini bana hissettirdi” dedi. 
 
İŞSİZLİK SORUNU 
 
Öte yandan gençlerin en büyük sorunlarından birinin işsizlik olduğunu kaydeden Korkmaz, gençlerin neredeyse yarısının yurt dışında yaşamak istediğine dikkat çekti. “Aileler daha ortaokul lise çağında çocuklarının gelecekte hangi ülkede yaşayacağının planlarını yapıyor. Bu ciddi bir mesele” diyen Korkmaz, bu durumun değişmesi için toplumsal yapının değişmesi gerektiğini belirtti. Korkmaz, “Kısacası gençlik için durum biraz karamsar. En politik gencin tahayyülünde bile endişeler, geleceksizlik, ekonomik kriz, toplu o çoklu krizler döneminin yarattığı yaşam endişesi baskın durumda. Bundan çıkılır. Yeniden hayal de kurulur. İçten içe hayal de kuruyoruz ama artık yaşamın normalleşmesi lazım. Demokratik toplum inşasına giden yolda barış yasalarına duyulan ihtiyaç ortadadır” ifadelerini kullandı. 
 
GENÇLİĞİN DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM TALEBİ
 
Korkmaz, cumhuriyeti dönüştürmek isteyen gençliğin ilk örneğinin 2013 yılındaki Gezi eylemlerinde görüldüğünü hatırlatarak, “Gezi, Türkiye'nin dört bir yanında, Kürdistan'da, meydanlarda, sokaklarda bir arada direnen, farklı ideolojik tabanlardan, farklı ailelerden insanların birbirlerini tanımamalarına rağmen beraber bir şeyleri değiştirmek istediğinin örneğiydi. O bir potansiyeldi. O potansiyelin içten içe canlı olduğuna inanıyorum. Bir arada yaşama arzusu, birlikte değiştirme arzusu, birbirini dinleme arzusu gençlikte bunlar mevcut. Türkiye toplumsallığı onu baskılamayı tercih etti 10- 15 yıl boyunca. Devlet bil fiil bunu yaptı. O kuşaktan kalan miras, o kuşağın yaşayan üyeleri, devam eden üyeleri olarak Türkiye'de ve Kürdistan'da demokratik toplumsal yapının yeniden yeşermesini sağlayacak ideolojik altyapıya ve heyecana sahibiz. Sadece bu korku ikliminin dağılması lazım. Yeni cumhuriyetin yeni bir gençliği olacağına, o gençliğin o cumhuriyete sahip çıkacağına inanıyorum. Bütün dünya devrimlerinde bu böyledir. Bir kuşak birdenbire o devrimleri sahiplenir ve daha ileriye taşımak için heyecan duyar” diye belirtti. 
 
DAHA FAZLA SORUMLULUK
 
Yüzyıllık cumhuriyetin yarattığı kir ve yükün bütün kuşaklarca yaşandığına işaret eden Korkmaz, cumhuriyetin demokratikleşmesinde gençler başta olmak üzere herkese daha fazla sorumluluk yüklediğini söyledi. Korkmaz, devamla şunları söyledi: “Yüzyıllık siyasal tekrarları unutup gerçekten içimizden, zihnimizden geçenleri cesaretle söyleyebilmemiz lazım. Bütün siyasal yapıları etkileyebilecek sözlere cesaret etmemiz lazım. Bunun vizyonu, ruhu mevcut. Bunun ideolojik altyapısı da mevcut. Sadece cesaret, geri dönüşsüz yola çıkma heyecanı bence gençliği bir adım ileri götürecektir ve bu yeni cumhuriyetin potansiyellerini artıracaktır.”
 
MA / Necla Demir Arvas-Melik Varol
 
 
 
İlgili Haberler
İHD Şirnex Eşbaşkanı: Barış için bu tarihi fırsat heba edilmemeli
İHD Şirnex Eşbaşkanı: Barış için bu tarihi fırsat heba edilmemeli

İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Şivan Sakman, kalıcı barış için demokratik ve hukuki adımların atılması gerektiğini belirterek "Toplum artık çatışma değil barış istiyor. Bu tarihi fırsat heba edilmemeli" dedi.

11 Temmuz'u anlattı: Barış arzusu ve iradesi daha iyi ifade edilemezdi
11 Temmuz'u anlattı: Barış arzusu ve iradesi daha iyi ifade edilemezdi

11 Temmuz törenin Kürtlerin barış iradesinin sembollerinden olduğunu söyleyen gazeteci Ali Duran Topuz, silahların devre dışı kalmasıyla birlikte yeni dönemde çok daha geniş bir toplumsal örgütlenme ve mücadele ihtiyacının ortaya çıktığını ifade etti.

Av. Ebru Akkal: Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsü artık resmiyete kavuşturulmalı
Av. Ebru Akkal: Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsü artık resmiyete kavuşturulmalı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Abdullah Öcalan’ın “umut hakkı” kararının denetimini etkisiz bir şekilde yürütmesinin uluslararası mekanizmaların yaşadığı krizi gösterdiğini belirten avukat Ebru Akkal, Abdullah Öcalan’ın süreç bakımından artık hukuki statüsünün tanınmasının da zorunlu olduğunu söyledi.

Eşber Yağmurdereli: Silah bırakanlar topluma katılmalı, Abdullah Öcalan özgür olmalı
Eşber Yağmurdereli: Silah bırakanlar topluma katılmalı, Abdullah Öcalan özgür olmalı

Silahların imha edildiği 11 Temmuz’daki töreni “50 yıllık mücadelenin dönüm noktası” olarak nitelendiren Eşber Yağmurdereli, “Abdullah Öcalan'ın derhal özgürlüğe kavuşması gerekir. Artık burada ayak sürecek, erteleyecek bir şey kalmamıştır” dedi.

Kızı tarihi törende silahını yaktı: Önce Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü sağlanmalıdır
Kızı tarihi törende silahını yaktı: Önce Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü sağlanmalıdır

11 Temmuz’daki törende silahını yakan Ronahi Erol’un annesi Heybet Erol, geçen süreye rağmen hala yasal adım atılmamasına tepki göstererek, “Önce Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, sonra da çocuklarımızın özgürlüğü sağlanmalıdır" dedi.