DEVA Partisi Genel Sekreteri: Engellerin kaldırılması için çözüm iradesi ortaya konulmalı
WAN - DEVA Partisi Genel Sekreteri Yusuf Türkmen, AKP’nin sürece seçim odaklı yaklaşmaması gerektiğini belirterek, “Temel hakların önündeki engellerin ortadan kaldırılması için yasal veya anayasal güvenceler olmak üzere neler yapılmak gerekiyorsa derhal yapılmalı” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, devlet ve iktidar kanadından somut adım atılmaması tıkanıklığa neden oluyor. Sürecin ilerleyebilmesi için sık sık adım atılmasına dönük çağrılara da sessizlik sürüyor. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Sekreteri ve Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Türkmen, sürece dair değerlendirmelerde bulundu.
‘ANAYASAL GÜVENCELER DERHAL YAPILMALI’
Kürt sorununun bu ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Türkmen, “Tabi buna Kürt sorunu demek mi, yoksa eşit vatandaşlık, anayasal vatandaşlık veya temel insan hakları sorunu demek mi daha doğru bunu düşünmek gerekir. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Bunu temel haklar problemi olarak görüyorum. İnsanın insan olmasından kaynaklanan bütün haklarının amasız ve fakatsız derhal tanınması gerektiğini düşünüyorum. Bu haklar önündeki engeller ortadan kaldırıldıktan sonra büyük oranda bir rahatlama sağlanacaktır. Bunun için bir anayasal güvence sağlanabilir ama anayasanın 10’uncu maddesinde bütün vatandaşların eşit olduğuna yönelik bir düzenleme zaten var. Önemli olan düzenlemenin olup olmaması değil, düzenlemeye uygun bir iktidarın olup olmadığı veya idare uygulamalarının anayasaya, yasaya uygun yürütülüp yürütülmediği, temel problem bu. Temel hakların önündeki engellerin ortadan kaldırılması için yasal, anayasal güvenceler neler yapılmak gerekiyorsa derhal yapılmalı” dedi.
ANADİLDE EĞİTİM
Anadilinin en temel hak olduğunu ifade eden Türkmen, “Anadilin önündeki bütün engeller kaldırılmalı ve anadilde eğitim yapılabilmeli. Bunu engelleyemezsiniz, bu bir haktır. Bunu çözüme kavuşturursanız, zaten ortadaki sorunların temelindeki nedeni ortadan kaldırırsınız. Bu yapılmadığı sürece bu sorunlar kangrenleşerek devam edecektir” dedi.
KAYYIM UYGULAMALARI
Kayyım uygulamalarının kabul edilemez olduğunu söyleyen Türkmen, “Kayyım uygulamaları sadece artık bu bölge ile sınırlı değil, belediye başkanları görevlerinden alındıktan sonra normal olması gereken şey belediye meclisinden seçim yapılarak yerine yeni belediye başkanlarının seçilmesi olmalı. Ancak yapılan şey başkaca yani seçilmemiş insanlar kayyım olarak atanıyor. Bu da kabul edilir bir durum değildir. Bütün bu sorunların kaynağında Türkiye’deki demokrasinin giderek zayıflaması var. Güçlendirmek yerine zayıfladı demokrasimiz” ifadeleri kullanıldı.
ABDULLAH ÖCALAN’IN ETKİSİ
Anayasal düzenlemelerin gerçekleşmesi için “bir müzakereye ihtiyaç olmadığını”, devletin tüm düzenlemeleri yapması gerektiğinin altını çizen Türkmen, “Abdullah Öcalan bugün silah bırakılmaya çalışılan örgütün kurucusu, dolayısıyla örgüt üzerinde bir etkinliği var. Bu çözümün gerçekleşmesi, özelikle silah bırakma süreci ile alakalı kısmının gerçekleşmesi aşamasında Öcalan’ın etkisi büyük oldu. Bundan sonraki aşamaların gerçekleşmesi için hukuki düzenleme aşamalarının, anayasal düzenlemelerin gerçekleşmesi için bir müzakereye ihtiyaç yok, devlet tüm düzenlemeleri yapmalı. Süreç başladığında bunu söyledik, ‘çözüm ihtimali yüzde 5’te olsa bu ihtimali destekleriz’ dedik ve destekledik” diye belirtti.
CUMHURBAŞKANI İNİSİYATİF ALMALI
Cumhurbaşkanı’nın derhal çözüm iradesi doğrultusunda daha güçlü bir inisiyatif alması gerektiğini vurgulayan Türkmen, şöyle devam etti: “Bu sürecin bir numaralı muhatabı Sayın Cumhurbaşkanıdır. Çünkü cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde cumhurbaşkanının ağzından çıkan her şey gerçekleşir. O halde Cumhurbaşkanı’nın bütün samimiyeti ile bu sorunu çözmek istemesi ve sorunun çözümüne dair adımları atması önündeki engellerin kaldırılması adına da gereken yasal, anayasal düzenlemelerin yapılması adına bir an önce inisiyatif alması gerekiyor. Cumhurbaşkanının sürecin akışına göre bir pozisyon alma gibi bir lüksü olamaz. Cumhurbaşkanı derhal çözüm iradesi doğrultusunda daha güçlü bir inisiyatif alması gerekiyor.
‘AKP SÜRECE SEÇİM ODAKLI BAKMAMALI’
AKP hükümeti sürece seçim odaklı bakıyor ve bundan dolayı süreci uzatıyor. Eğer böyle bir amacı varsa yanlış olur. Bu işin bir güvenlik bürokrasisi boyutu var, sürecin işleyişi aynı zamanda bu işleyiş sürecinin aşamaları itibarı ile geldiği noktanın kontrol edile edile, süzgeçten geçirilerek takip edilmesi gerekiyor. Siyasetten bir sürüncemede bırakılıyorsa, bunun seçim odaklı olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesi için ya anayasa değişikliği ya da Meclis’in seçim kararı alması gerekiyor. Bu anlamda da şu anda DEM Parti’nin desteğine ihtiyacı var. Bu desteği alabilmek adına, bu amaca ulaşabilmeyi önceleyebilir, böyle bir amacı varsa da yanlış olur. Çünkü bu yıllardır devam eden bir sorun, bunun çözülmesi asıl olmalı ve diğer tüm şeylerden bağımsız olarak düşünmek gerekir.”
MA / Lütfi Pala