Ekoloji örgütlerinden Gimgim ve Kanîreş'e davet

Paylaş:

İZMİR - Ekoloji örgütleri, JES'lere karşı yaşam savunucularını Gimgim ve Kanîreş'te  yapılacak ekoloji mitinglerine katılmaya çağırdı.  

Varto Ekoloji Platformu ve Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Gimgim (Varto) ve Kanîreş'teki (Karlıova) Jeotermal Enerji Santralleri'ni (JES) protesto etmek amacıyla Çiğli Kasaplar Meydanı'nda kitlesel açıklama yaptı. "Havama, suyuma, toprağıma dokunma", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları atıldı. Açıklamaya DEM Parti İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk da destek verdi. Varto Ekoloji Platformu üyesi Eylem Koşar Bağiç, ekolojik bütünlüğü ve binlerce yıllık kültürel yaşamı hedef alan müdahaleler olduğunu belirterek, bu girişimin sadece teknik bir enerji yatırımı değil, bölgenin sosyo-ekonomik dokusunu hedef aldığını vurguladı. 
 
"Bizler, o toprakların evlatları ve yaşam savunucuları olarak suyumuza, meralarımıza ve geçim kaynaklarımıza yönelik bu hukuksuz dayatmayı asla kabul etmiyoruz" diyen Eylem Koşar Bağiç, şunları söyledi: "Tarafımız yaşamdır, mücadelemiz ise bu yaşamın sürdürülebilirliği içindir. Atalarımızdan bin bir emekle devraldığımız bu emaneti, çocuklarımıza çölleşmiş bir coğrafya olarak değil, hayat fışkıran bir yurt olarak devretmekte kararlıyız." 
 
'BİLİMSEL KÖRLÜKTÜR'
 
Eylem Koşar Bağiç, "Bilimin ve doğanın sesine kulak verilmelidir" diyerek, "Bölgemiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktası olan Karlıova, Yedisu, Varto üçgeninde, I. Derece Deprem Bölgesi’nde yer almaktadır. Jeotermal sondajlar için ruhsat verilen bu saha, diri fay yoğunluğunun en yüksek olduğu, yer kabuğunun en hassas olduğu noktalardan biridir. Jeolojik yapıyı ve yeraltı su dengesini doğrudan etkileyen JES projelerinin, bu denli riskli bir bölgede hayata geçirilmek istenmesi bilimsel bir körlüktür. Geçmiş örnekler açıkça göstermektedir ki; yeraltı sularına karışan ağır metaller ve zehirli gazlar halk sağlığını, tarımsal üretimi ve hayvancılığı bitme noktasına getirmektedir. Sondajlar sırasında açığa çıkacak binlerce tonluk kimyasal çamur ve akışkanlar, bölgenin tek yaşam kaynağı olan su rezervleri için geri dönüşü olmayan bir kirlilik riskidir" ifadelerini kullandı.
 
'BU ALANLAR TALAN EDİLEMEZ'
 
Halkın iradesinin talan projelerinden üstün olduğunu belirten Eylem Koşar Bağiç, "Mevcut durumda Karlıova’ya bağlı Kaynarpınar, Ilıpınar, Kantarkaya, Kargapazarı, Aynik ve Varto’ya bağlı Güzelkent, Teknedüzü, Köprücük, Çallıdere ve Küçüktepe köylerini kapsayan meralarımız ve özel mülkiyetlerimiz 'jeotermal maden arama' adı altında tehdit edilmektedir. Oysa 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesi açıktır: Bu alanlar halkın rızası dışında tahsis amacı değiştirilerek talan edilemez" dedi.  Karlıova'da yapılacak olan ekoloji mitinglerine katılım çağrısında bulunan Eylem Koşar Bağiç, 23 Nisan’da İzmir’den yola çıkacaklarını, duyarlı kesimleri 24 Nisan’da Varto’da, 25 Nisan’da Karlıova’da gerçekleştirecekleri ekoloji mitinglerine katılım sağlamaya davet etti. 
 
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcu Gül Çubuk, "Talana ve zulme karşı her zaman direnen halk, bugün yine bir arada mücadele edecektir" dedi. Açıklama atılan sloganlarla sona erdi.