ÖGK'den polis şiddetine tepki: Yüzümüzü kadın yoldaşlığına dönüyoruz

Paylaş:
İSTANBUL - Erkek devletin kadın mücadelesini hedef aldığını belirten ÖGK, “Şiddetin her türlüsünü sistematik biçimde deneyimlediğimiz için yüzümüzü örgütlü mücadeleye, kadın dayanışmasına, kadın yoldaşlığına dönüyoruz” dedi.
 
Özgür Genç Kadın (ÖGK), şüpheli şekilde yaşamını yitiren İlayda Zorlu için 19 Nisan’da Kadıköy'de yapılan eyleme yönelik polis saldırısına dair İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, "Polisinizin tacizi, işkencesi kadın özgürlük mücadelemizi engelleyemez. Biz kadınlar hep mücadelenin ortasında birbirimiz için varız" yazılı pankart asıldı.
 
Polis saldırısında gözaltına alınıp serbest bırakılan ÖGK üyesi Ayşe Cebecioğlu, gözaltı sürecindeki polis "işkencesine" maruz kaldıklarını söyledi. Ardından basın metnini ÖGK üyesi Semanur Arslanbuğul okudu. Sistematik bir sindirme, baskılama saldırısını teşhir ettiklerini dile getiren Semanur Arslanbuğul, “Erkek-devletin polisi; genç kadınları takip ediyor, önlerini kesip sivil araçlara bindirmeye çalışarak en usulsüz biçimiyle karakollara, şubelere götürmeye çalışıyor. Adına bilgilendirme önleme faaliyeti dediği bu pratik açıkca tacizdir, kaçırma girişimidir. Polis, sokakta takip edip önlerini kestikleri kadınların kişisel hayatları hakkındaki bilgileri kadınlara karşı kullanıp ikna etmeye, korkutmaya çalışmakta. İkna edemediği, geri adım attıramadığı kadınları ise aileleri ile tehdit etmektedir" dedi.
 
KADIN DAYANIŞMASI VURGUSU
 
Semanur Arslanbuğul, şöyle devam etti: “İlayda'nın ailesi polis tarafından ‘Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor’ denilerek aranmış, arkadaşımız aile içinde tehditlerine maruz kalmış ve bu sürecin sonunda hayattan koparılmıştır. Biz genç kadınlar hayatımızın her alanında baskılara maruz kaldığımız için isyan sesini yükseltmeye 8 Mart'larda, 25 Kasım'larda sokaklara dökülüyoruz. Şiddetin her türlüsünü sistematik biçimde deneyimlediğimiz için yüzümüzü örgütlü mücadeleye, kadın dayanışmasına, kadın yoldaşlığına dönüyoruz." Kadın mücadelesinin hedef alındığını vurgulayan Semanur Arslanbuğul, "Bunu Rojin'in, Gülistan'ın, şüpheli şekilde 'öldü' denilen her bir kadının hesabını soran yoldaşlarımızın şu an tutsak edilmesinden biliyoruz. 3 Şubat'ta Kaktüs Genç Kadın Derneği'nin kapısını paramparça ederek giren, tahtaya 'Geldik yoktunuz' yazıp altına da üç harfliler diye imzasını atan polis özel harekattan tanıyoruz. Dernekteki kadın fotoğraflarına dahi tahammülü olmadığı için duvarlardan sökmeye çalıştığı resimlerden, parçaladığı kitaplardan biliyoruz" ifadelerini kullandı.
 
TALEPLER
 
Semanur Arslanbuğul, taleplerini şöyle dile getirdi: "Kadınlara yönelik takip,taciz ve psikolojik baskı politikalarına derhal son verilmelidir. Polis şiddeti ve işkence vakaları bağımsız ve etkin şekilde soruşturulmalıdır. Kadınları ve ailelerini hedef alan sindirme politikaları son bulmalıdır. Sorumlu tüm kamu görevlileri hakkında işlem başlatılmalıdır."