Zübeyde Zümrüt: Önder Apo özgürleşmediği sürece komplolar devam eder

Paylaş:
İSTANBUL- KCDK-E Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, 15 Şubat komplosu ve Rojava’ya yönelik komplonun  Abdullah Öcalan ve Kürtler sayesinde boşa çıktığını belirterek, “Önder Apo özgürleşmediği sürece bu tür komplolarla yüz yüze kalınacaktır” dedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleşen uluslararası komplo, 27’nci yılında da dünyanın birçok yerinde kitlesel bir şekilde protesto edilecek. Fransa'nın Strasbourg kenti, Avrupa'da eylemlerin merkezi olacak. Yürüyüşlere, Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) ile Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) öncülük edecek. 14 Şubat'ta düzenlenecek olan eylemler, “Önder Öcalan’a özgürlük, Rojava’ya statü” şiarıyla yapılacak. Kitlesel geçmesi beklenen yürüyüşlerde, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ön planda olacak.
 
 
Avrupa'da yapılacak eylemlere dair KCDK-E Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, ajansımıza konuştu.
 
‘ÖNDER APO KOMPLOYU BOŞA ÇIKARDI’
 
Zübeyde Zümrüt, uluslararası güçlerin 15 Şubat komplosuyla amacına ulaşmadıklarını, Kürtlerin ve Abdullah Öcalan’ın duruşunun bunda önemli olduğunu ifade eden Zübeyde Zümrüt, “O gün Kürt halkı için bir kara gündü. Ama Kürt halkı o kara günü güneşe çevirdi. Önder Apo kendi savunmasıyla İmralı adasında, Kürt halkı da dışarıda resmen güneşten bir çember oluşturdu. O dönem yüzlerce genç bedenini ateşe verdi. Bu dünya tarihinde yaşanılmamış bir durumdu. Uluslararası güçler geçmiş isyanlar gibi bu isyanı da bastırmayı düşünüyorlardı. Önder Apo mücadelesiyle bu komployu boşa çıkardı. Kürtler uluslararası güçlerin kirli kararlarını da mücadeleyle boşa çıkardı” dedi.
 
KOMPLODA ULUSLARARASI GÜÇLERİN ETKİSİ
 
Uluslararası komplonun günümüzde de devam ettiğinin altını çizen Zübeyde Zümrüt, “1999’da Önder Apo’nun Türkiye’ye getirilmesinde sadece Türkiye değil, uluslararası güçlerin de etkisi büyüktü. O dönem önderliğe hiçbir ülke yer vermedi. En son Türkiye'ye teslim ederken de dönemin başbakanı Bülent Ecevit, ‘Amerika, Apo'yu neden verdi anlamadım’ dedi. Aslında uluslararası güçler Türkiye’ye teslim ederken, Türkiye'yi de yeni bir kaosun içine sürükleme gibi bir planı vardı. Ama bu plan tutmadı. O da Önder Apo’nun mücadelesi ve Kürt halkının toplumsal direnişiyle çürütüldü” ifadelerini kullandı.
 
‘BU YENİ BİR KOMPLODUR’
 
Abdullah Öcalan'ın Rojava’ya yönelik saldırıları da “uluslararası komplo” olarak nitelendirdiğini belirten Zübeyde Zümrüt, Rojava Devrimi’nin hep tehdit altında olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların tehdidini son saldırılarda görüldüğünü kaydetti. Zübeyde Zümrüt, “Türkiye’nin Rojava’nın statüsünü istemediğini biliyoruz. Kürtleri inkar eden, dilini reddeden bir ülkeden bahsediyoruz. Ama Kürtler Rojava’da kendi dilini, kültürünü inşa ediyordu. Rojava’da halklar bir arada kendi kimliğiyle kendi diliyle kendi kültürüyle yaşamını inşa ediyordu. Hatırlarsanız Hakan Fidan seçildiğinden beri Ortadoğu’da kaldığı ve yürüttüğü çalışmayı Türkiye'de yürütmedi. Suriye İçişleri Bakanı gibi çalışma yürüttü. Hakan Fidan uluslararası güçlerin desteğini alarak Rojava’yı yerle bir etmek istiyordu. Bu yüzden bu yeni bir komplodur. Önderlik de böyle tanımladı” dedi.
 
‘TARİHİ TEKERRÜR ETTİRDİLER’
 
Zübeyde Zümrüt, sözlerini şöyle sürdürdü: “6 Ocak’ta Fransa’da bir toplantı oldu. Bu toplantıda karar alındı. Peki, toplantıya kimler katıldı? İlginçtir, 1999'da uluslararası komploya karar verenler, bu toplantıya da katıldı. Kürt halkının iradesini teslim almaya çalıştılar. Önderliği Türkiye’ye teslim edersek Kürtler biter, diye düşündüler. O dönem de Kürtlerin örgütlü bir halk olduğunu tahmin edemediler. Aslında tarihi tekerrür ettirdiler. İngiltere, Fransa, ABD, İsrail, Türkiye bu toplantının içindedir. Ortadoğu'yu şekillendirilirken, Kürtsüz bir dizayn olamayacağını kendileri de öğrendiler.”
 
AVRUPA'DA ROJAVA EYLEMLERİ NASILDI
 
Rojava’ya yönelik saldırıların ardından kendilerinin de Avrupa’da seferberlik ilan ettiklerini söyleyen Zübeyde Zümrüt, “1 saat içerisinde Avrupa’nın coğrafi koşullarına rağmen buradaki halk çocuklarıyla alanlara geldi. Bu eylemler bir kez daha bize gösterdi ki hiçbir güç bu halkın iradesinin önüne geçemez. Ne uluslararası komplo güçleri, ne de güçlü bir teknolojiye sahip güçler bu halkın iradesinin önünde duramadı. Avrupa günlerdir ayakta, tehlikenin büyük olduğuna dair politik bir refleks gelişti. Meydanlarda tek ses tek yürek birlik mesajları verildi. Rojava meselesi toprak meselesi değil, bir kimlik meselesidir” diye konuştu.
 
‘ROJAVA’DA TEHLİKE DEVAM EDİYOR’
 
Abdullah Öcalan’ın müdahalesi ve Kürtlerin direnişiyle Rojava için düşünülen planların boşa çıkarıldığını, ancak tehlikenin devam ettiğini sözlerine ekleyen Zübeyde Zümrüt, “Rojava statüsü hukuksal bir zemine oturmadığı sürece tehlikededir. Yeni bir Anayasa çıkarılmalı ve uluslararası güçler de Rojava’nın statüsünü tanımalıdır” dedi.
 
AVRUPA’DA KOMPLO NASIL PROTESTO EDİLECEK
 
TJK-E, KCDK-E’nin Avrupa’da uluslararası komploya karşı eylemler düzenleyeceğini kaydeden Zübeyde Zümrüt, Rojava saldırıları, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü konularının eylemlerde etkili bir biçimde dile getirileceğini belirtti. 15 Şubat eylemlerine katılımın çok önemli olduğunun altını çizen Zübeyde Zümrüt, “Küresel çapta komplonun kınanması gerekir. Bizim Strasbourg’da yapacağımız eylem, orada çıkacak mesaj çok önemlidir, kitlesel katılım önemli. Biz de şu an bunun hazırlığını yapıyoruz. Avrupa’nın bir kısmı Strasbourg’a katılacak, kalanları da diğer Avrupa ülkelerinde eylemlere katılacak. Kanada’dan İngiltere’ye Avusturya’ya kadar ciddi bir hazırlık var. Halk kendisi de kendi imkanlarıyla gelmedir ve bu konuda inisiyatif almalılar” ifadelerini kullandı.
 
‘ÖNDER ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZSA OLMAZ’
 
Zübeyde Zümrüt, sözlerini şöyle tamamladı: “Yıllardır Avrupa kitlesi, soğukta, karda, kışta gidip Strasbourg’taki uluslararası kurumların önünde özgürlüğü haykırıyor. Ben inanıyorum ki Avrupa’da 14 Şubat’ta on binler o kurumların önünde önderliğin fiziki özgürlüğünü haykıracaktır. Biz Önder Apo özgürleşmediği sürece bu tür komplolarla yüz yüze kalacağız. Önder Apo özgürleşsin ki Ortadoğu sorunu, Kürt sorunu bir an önce çözülsün. Bizim için olmazsa olmazımız Önder Öcalan’ın özgürlüğüdür. Şiarımız da ‘Önder Öcalan’a özgürlük, Rojava’ya statü’dür.”
 
MA / Ömer İbrahimoğlu
 
İlgili Haberler
Savaşlarda kadına yönelik cinsel şiddete karşı kampanya
Savaşlarda kadına yönelik cinsel şiddete karşı kampanya

İsviçre’de farklı uluslardan kadın aktivistler, savaşlarda kadınlara yönelik cinsel şiddete karşı imza kampanyası başlattı.

Abdullah Öcalan: Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür
Abdullah Öcalan: Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür

Abdullah Öcalan'la görüşen DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan, "Benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür" dediğini aktardı.

Michael Löwy: ‘Umut hakkı’ Kürt halkı için özgürlüğe giden ilk adımdır
Michael Löwy: ‘Umut hakkı’ Kürt halkı için özgürlüğe giden ilk adımdır

“Umut hakkı”nın uygulanması için Türkiye’ye çağrı yapan dünyaca ünlü 33 düşünürden olan sosyolog Michael Löwy, “’Umut hakkı’, Kürt halkı için tam özgürlüğe giden yolda atılan ilk adımdır” dedi.

Êlih Baro Başkanı: Uluslararası hukuk işletilmeli
Êlih Baro Başkanı: Uluslararası hukuk işletilmeli

Abdullah Öcalan'ın sürecin mimarı olduğunu kaydeden Êlih Baro Başkanı Abdülhamit Çakan,"Sürecin mimarının ömür boyu cezaevinde kalmaması için infaz sisteminin değişmesi gerekiyor. Bir insanı siz yasalarla ömür boyu içerde tutmamalısınız" dedi.

Abdullah Öcalan’dan rapor yorumu: Yüz yılık yaraların sarılması için ilk adım
Abdullah Öcalan’dan rapor yorumu: Yüz yılık yaraların sarılması için ilk adım

Raporun birikmiş sorunlara cevap olamayacağını belirten Abdullah Öcalan, “Başarının imkân dahilinde olduğu bir sürece girmiş bulunuyoruz” dedi.