Venturini: Süreç ancak Abdullah Öcalan'ın özgür olduğu bir zeminde ilerleyebilir

Paylaş:
ANKARA - Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde hükümet kanadının sessizliğini eleştiren İtalyan Akademisyen Federico Venturini, sürecin ancak Abdullah Öcalan’ın özgür olduğu bir zeminde ilerleyebileceğini vurguladı. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın üzerinden bugün itibarıyla 348 gün geçti. Bu süreçte Abdullah Öcalan'ın perspektifleri doğrultusunda Kürt Özgürlük Hareketi tarafından atılan tüm olumlu adımlara rağmen, devlet kanadından henüz somut bir adım atılmış değil. Kürt meselesinin çözümü kapsamında kurulan Meclis komisyonu da henüz yasal bir çerçeve oluşturmadı. Abdullah Öcalan'ın sürecin toplumsallaşması yönündeki çabasına karşın, mevcut iktidar aklı tecridi sürdürerek sürecin halkla buluşmasını engelliyor.
 
Kürt meselesinin çözümünde gelinen aşamayı değerlendiren İtalyan Akademisyen Federico Venturini, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne ve etkisine dikkat çekti.
 
 
'ABDULLAH ÖCALAN GÜVENİLİR BİR SES'
 
Devlet içerisinde barış olasılığından memnun olmayan ve süreci raydan çıkarmayı amaçlayan aktörlerin varlığına dikkat çeken Venturini, yavaş ilerlemesine rağmen sürecin doğru bir yöne gittiğini aktardı. Sürecin en önemli noktasının Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu belirten Venturini, sürecin ancak Abdullah Öcalan’ın özgür olduğu bir zeminde ilerleyebileceğini vurguladı. Venturini, şu ifadeleri kullandı: “Sadece Abdullah Öcalan ile uzun süreli bir barış mümkün. Yalnızca özgür bir kişi müzakere edebilir. Kürt Özgürlük Hareketi’nin gerekli adımları attığına dair beyanları sadece sözde kalmadı, pratiklerle de desteklendi. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki mesajı dünyada büyük bir umutla karşılandı. Bakur sahasındaki gerillaların çekilmesi ve silahların yakılması gibi süreçler Abdullah Öcalan tarafından başlatıldı. Bu da onun masada olması gereken en kilit kişi olduğunun kanıtıdır. Abdullah Öcalan, güvenilir bir ses, yetenekli bir siyasetçi ve teorisyendir. Bu nedenle diğer siyasetçilerle birlikte masada yer almasına ihtiyacımız var.”
 
‘GERİLLALAR İÇİN İMKAN YARATILMALI’
 
Venturini, kalıcı bir barışın sağlanması için her iki tarafın da eş zamanlı adımlar atması gerektiğini söyledi. Barışın sadece silah bırakmakla sınırlı kalamayacağına dikkat çeken Venturini, bugün asıl meselenin Kürt nüfusunun ve Türkiye’deki tüm azınlıkların haklarının tanınması, özerklik ve demokrasi ilkelerinin hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı. Venturini, gerillaların herhangi bir kaygı yaşamadan kamusal alana entegre olabilmeleri için uygun koşulların yaratılması gerektiğini ifade etti.
 
'HÜKÜMET YASALARDA DEĞİŞİKLİĞİ ÖNCELEMELİ'
 
Hükümetin önceliğinin yasal değişiklikler olması gerektiğini belirten Venturini, Türk devletinin hem yapısında hem de anayasasında dönüşüm başlatması gerektiğini ifade etti. Venturini, "Türk toplumu, Kürt nüfusunun taleplerini anlamalı ve saygı duymaya başlamalıdır. Kürtler artık ikinci sınıf vatandaş olarak görülmemeli, Kürtçenin ve Kürt varlığının tanınması gerekmektedir. Kürtlerin 'ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit' olarak görülme anlayışı terk edilmelidir" dedi.
 
‘KÜRT HALKI KOŞULLARI YARATTI’
 
Süreçteki ilerlemenin Kürt Özgürlük Hareketi ve halkının kolektif mücadelesinin bir sonucu olduğunu kaydeden Venturini, “Kürt halkı süreci mümkün kılan siyasi, sosyal ve ahlaki koşulları yarattı. Bunun ilham kaynağı Abdullah Öcalan’dır. Öcalan bir siyasi referans ve rehber olmaya devam ederken, sürecin itici gücünü örgütlü hareket ve yerel topluluklar oluşturmaktadır” diye konuştu.
 
‘ULUSLARARASI FİKİR BİRLİĞİ OLUŞTURULMALI’
 
Sürecin ilerlemesinde uluslararası desteğin önemine değinen Venturini, farklı ulusların mensupları olarak Kürt Özgürlük Hareketi ile dayanışma göstermenin bir gereklilik olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun, Türkiye devletini adım atması yönünde baskılaması gerektiğini kaydeden Venturini, yıllar süren savaşın ardından sessiz kalmayıp barışçıl çözüm için küresel bir fikir birliği oluşturulmasının önemini vurguladı.
 
‘ORTADOĞU'DA ÖRNEK OLACAK BİR ÇÖZÜM İHTİMALİ’
 
Venturini, barış sürecinin sadece yerel bir mesele olmadığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Barış sürecinin kilit noktaları; dilin tanınması, alternatif eğitim imkânı ve Kürt halkının kendi adına karar verebilmesi için özerkliktir. Eğer süreç bu noktaya ulaşırsa, Ortadoğu’daki tüm azınlıklar için geniş bir özerklik anlayışının önü açılabilir. Bu süreç sadece silahlı bir çatışmayı çözmekle ilgili değil; Irak, Suriye, İran ve hatta İsrail-Filistin arasındaki çatışmalara çözüm sunabilecek, Ortadoğu’ya örnek olacak tarihi bir ihtimaldir.”
 
MA / Deniz Karabudak
 
İlgili Haberler
Sosyalist partilerden Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi çağrısı
Sosyalist partilerden Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi çağrısı

SOLDEP, YSP ve SYKP temsilcileri, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın “Özgür, yaşar ve çalışabilir koşullara” kavuşmasının öncelikli adım olduğunu belirtti.

Savaşlarda kadına yönelik cinsel şiddete karşı kampanya
Savaşlarda kadına yönelik cinsel şiddete karşı kampanya

İsviçre’de farklı uluslardan kadın aktivistler, savaşlarda kadınlara yönelik cinsel şiddete karşı imza kampanyası başlattı.

Abdullah Öcalan: Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür
Abdullah Öcalan: Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür

Abdullah Öcalan'la görüşen DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan, "Benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür" dediğini aktardı.

Michael Löwy: ‘Umut hakkı’ Kürt halkı için özgürlüğe giden ilk adımdır
Michael Löwy: ‘Umut hakkı’ Kürt halkı için özgürlüğe giden ilk adımdır

“Umut hakkı”nın uygulanması için Türkiye’ye çağrı yapan dünyaca ünlü 33 düşünürden olan sosyolog Michael Löwy, “’Umut hakkı’, Kürt halkı için tam özgürlüğe giden yolda atılan ilk adımdır” dedi.

Êlih Baro Başkanı: Uluslararası hukuk işletilmeli
Êlih Baro Başkanı: Uluslararası hukuk işletilmeli

Abdullah Öcalan'ın sürecin mimarı olduğunu kaydeden Êlih Baro Başkanı Abdülhamit Çakan,"Sürecin mimarının ömür boyu cezaevinde kalmaması için infaz sisteminin değişmesi gerekiyor. Bir insanı siz yasalarla ömür boyu içerde tutmamalısınız" dedi.