Amed'de deprem sonrası ne değişti?

Paylaş:

AMED - Amed'de deprem sonrası kurulan Afet Yönetimi ve Dayanışma Derneği'nin yöneticiler, sorumluların yargılanmadığını, barınma ihtiyacının tam karşılanmadığını ve depremde açığa çıkan eksikliklerin halen devam ettiğini söyledi. 

Mereş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Depremden etkilenen kentlerden biri olan Amed'de, 7 bina yıkıldı ve 411 kişi hayatını kaybetti. Yüzlerce yapı da ağır hasar gördü. 
 
Depremzedelerle dayanışma amacıyla kurulan Afet Yönetimi ve Dayanışma Derneği'nin (DMS) yöneticileri, 3 yıl geçmesine rağmen kentteki sorunların ortadan kalkmadığını dile getirdi. 
 
'YILLARDIR AYNI EKSİKLİKLERİ KONUŞUYORUZ'
 
Dernek Eşbaşkanı Helin Bozarslan, afet yönetimi konusunda yapısal sorunların devam ettiğini söyledi. Geçmiş dönemlerde yaşanan depremleri hatırlatan Helin Bozarslan, "Aradan geçen on yıllara rağmen hala aynı eksiklikleri konuşuyoruz” dedi.
 
Mereş depreminden sonra başlayan konut ve altyapı çalışmalarının yetersiz olduğunu söyleyen Helin Bozarslan, konteyner alanların güvenlik ve sosyal koşullar açısından ciddi sorunlar barındırdığını dile getirdi. Helin Bozarslan, "Toplum temelli ve bütünleşik afet yönetim sistemi hala hayata geçirilmedi. Risk yönetimi, risk haritaları ve bunların yaşam alanlarına entegrasyonu yeterli seviyede değil" diye konuştu. 
 
'ADALET TECELLİ ETMEDİ'
 
Eşbaşkanı Hasan Basri Yorulmaz, deprem sonrası başlatılan soruşturma ve dava süreçlerine işaret ederek, "Adalet tecelli etmedi. Davalar hala devam ediyor” dedi.
 
Hatay, Mereş ve Semsûr başta olmak üzere birçok kentte insanların hala konteynerlerde yaşam mücadelesi verdiğine dikkati çeken Yorulmaz, teslim edilen konutlarda da ciddi altyapı sorunları bulunduğunu ifade etti. 
 
Yorulmaz, "Bu felaketin bir daha yaşanmaması için liyakat esas alınmalı, denetimler sağlanmalı ve sivil toplum afet yönetiminin asli bir parçası haline getirilmelidir" dedi. 
 
‘DEPREMZEDELER AYNI SORUNLARLA YAŞIYOR' 
 
Dernek yöneticilerinden avukat Mehdi Özdemir ise, depremde 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, 3 yıl geçmesine rağmen depremzedelerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. 
 
Özdemir, "Barınma sorunundan temel ihtiyaçlara erişime, kamusal hizmetlerden yararlanmaya kadar pek çok alanda hak ihlalleri sürüyor" dedi. 
 
Sağlıklı ve güvenli bir yaşamın temel bir hak olduğunu vurgulayan Özdemir, "6 Şubat’ta yaşananlar devletin gerek önleyici gerek denetimsel sorumluluklarını yerine getirmediğini açıkça gösterdi” diye kaydetti. Özdemir, depremde yıkılan yapıların büyük bölümünün denetlenmediğine ve sorumluların da etkin biçimde yargılanmadığını ifade etti. 
 
Özdemir, deprem konutlarına işaret ederek, "İnsanlar hala geçici konutlarda yaşamaya zorlanıyor. İnşa edilen deprem konutlarının ise altyapıdan fiziksel koşullara kadar barınma ihtiyacını tam anlamıyla karşıladığını söylemek mümkün değil” dedi.
 
Özdemir, depremin bir felakete dönüşmemesi için devletin ilgili kurumları, sivil toplum ve halka "ortak mücadele" sorumluluğu düştüğünün altını çizdi. 
 
İlgili Haberler
İHD: Depremde yıkımın sorumlularına yönelik cezasızlık sonlandırılsın
İHD: Depremde yıkımın sorumlularına yönelik cezasızlık sonlandırılsın

İHD, deprem bölgelerinde insanca yaşama koşullarının sağlanmasını, ranta dayalı yapılaşma ve cezasızlık politikasının sonlandırılmasını istedi.

'Depremde ortaya çıkan tablo rantı esas alan bir düzenin sonucudur'
'Depremde ortaya çıkan tablo rantı esas alan bir düzenin sonucudur'

KESK, birçok kentte 6 Şubat depreminde yaşamını yitirenleri andı. Anmalarda, ortaya çıkan tablonun rantı, denetimsizliği ve cezasızlığı esas alan bir düzenin sonucu olduğu vurgulandı.

3 yıldır konteynerde yaşayan Bilgin ailesi destek bekliyor
3 yıldır konteynerde yaşayan Bilgin ailesi destek bekliyor

Konteynerde yaşamını sürdüren engelli ve hasta Şeyho Bilgin, ailesiyle yaşamlarını rahat sürdürebilecek koşulların sağlanması için destek bekliyor.

Deprem Konutları: İnşa yalnızca bina değil, birlikte yaşama kültürüdür
Deprem Konutları: İnşa yalnızca bina değil, birlikte yaşama kültürüdür

Depremden sonra inşa edilen yapıların toplum üzerindeki etkilerini değerlendiren Şehir Plancısı Berivan Güneş Kanbal, “Deprem sonrası yeniden inşa, yalnızca binaların inşa edilmesi değildir. İlişkilerin, yas sürecinin, travmaların ve birlikte yaşama kültürünün de onarılmasını gerektirir” dedi.

Dîlok’ta ne yaralar sarıldı ne de sorumlular yargılandı
Dîlok’ta ne yaralar sarıldı ne de sorumlular yargılandı

Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Dîlok’ta binlerce yurttaş hala evlerinin teslim edilmesini beklerken, deprem sonrası sorumlular hakkında yürütülen yargılamalarda ise adalet sağlanmadı.