Can Dündar: Türkiye’nin çıkışı El Kaide değil Kürtlerle dayanışmak

Paylaş:
HABER MERKEZİ - Gazeteci Can Dündar, Rojava’da bir yenilgi varsa Kürtlerin şeriata karşı verdiği yenilgi olduğunun altını çizerek “Rüzgar şu an tam tersi yönde esse de Türkiye'nin çıkışı El Kaide ile bütünleşmek de değil Kürtlerle dayanışmaktadır” dedi. 
 
Gazeteci Can Dündar, yönetiminde yer aldığı "Özgürüz" haber portalının Youtube hesabında Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Suriye siyasi coğrafyasının birkaç gün içerisinde altüst olduğunu belirten Dündar, “Şam'ın yeni rejimi Washington ve Ankara'nın desteğiyle nüfuz alanını genişletirken Kürtler ciddi toprak ve siyasi avantaj kaybetti. Üstelik Türkiye'de Suriye motivasyonuyla başladığı anlaşılan barış süreci yine Suriye'deki son gelişmelerle rafa kalkmış görünüyor. Kürtler de büyük hayal kırıklığı ve öfke hakim. Kürt karşıtlığını rehber edinmiş ırkçılar, zafer çığlıkları atıyor. Kimileri olup biteni celladına aşık olmanın sonucu sayarken kimisi bir densizin indirdiği Türk bayrağı üzerine imha politikası inşa etmeye çalışıyor. ABD bölge valisinin (Tom Barrack) Kürtlere ‘Sizinle işimiz bitti’ deme küstahlığı, Trump'ın ‘Kürtleri destekledik ama onlar da çok para aldılar’ böbürlenmesi ırkçıların bunlara bakıp oh çekişi Kürtlerin gururunu kırmak, öfkesini karşılamak ve duygusal kopuşu hızlandırmak dışında sonuç vermeyecektir. Suriye'de bir yenilgi varsa sadece Kürtlerin değil onların şeriata karşı verdiği mücadelenin de yenilgisidir. Suriye'de kazanan sadece Trump ve Erdoğan değil aynı zamanda El Kaide zihniyeti ve IŞİD’li esirlerdir” ifadelerinde bulundu. 
 
‘KÜRTLERİ AYRIŞTIMRAK TOPLUMSAL BARIŞI MAYINLAMAKTIR’ 
 
Sevinç çığlıkları dindiğinde Türkiye'nin sınırında bir şeriat devleti ile karşılaşılacağının altını çizen Dündar, “Suriye Demokratik Güçleri köşeye sıkıştırıldı, kendini fesheden PKK silah bırakma sözü verdi. Muhtemelen Erdoğan ‘eh terörsüz Türkiye istiyorduk oldu’ diyerek zaten gönülsüz oturduğu masadan kalkacaktır. Rojava'nın da düşmesi için çaba olacaktır. 'Rojava düştü düşecek' söyleminin maliyetini 10 yıl önce gördük. Bir asırdır Rumeli'nin kaybının travmasını yaşayan Türklerin, Kürtler için Rojava'nın önemini tam anlamadığını tahmin ediyorum. Kürtler hak elde etmesin diye gösterilen çabanın binde biri demokratik toplumda Kürtlerin eşit yurttaşlık hakkı için harcarsa bugün Türkiye bölgedeki bütün Kürtlerin gözünü diktiği bir örnek olabilirdi. Bunun yerine sınırın 2 yanına düşmüş aynı aileye mensup Kürtleri 'iyi Kürt', 'kötü Kürt' diye ayırmak onları sürekli potansiyel bir tehdit olarak göstermek sadece toplumsal barışı mayınlamaya yarar” diye konuştu. 
 
‘ZEMİN KAYBEDİLMEDEN DEMOKRATİK TOPLUMA’ 
 
Dündar sözleri şöyle sürdürdü: “Bu son süreç işe yaradıysa toplumun MHP tabanı da dahil barışçıl bir çözüme hazır olduğunu kanıtladı. Şimdi yapılması gereken bu zemini kaybetmeden Kürt meselesinin çözümü çabalarını demokratik toplum hedefiyle birleştirmektir. Kürtleri 'emperyalizm sizi kullandı' diye suçlamak yerine emperyalizme karşı ortak mücadeleye girişmektir. Siyasal duygusal kopuşu önlemek dışlayıcı dile son verip barışın yolunu açmaktır. Bu sadece vicdanın ve siyasetin gereği değil rasyonel aklın da yoludur. Rüzgar şu an tam tersi yönde esse de Türkiye'nin çıkışı El Kaide ile bütünleşmek de değil Kürtlerle dayanışmaktadır. İlkinin bedeli zaten 6 oydan laikliğin hepten yok edilmesi olabilecekken ikincinin kazanımı toplumsal barış demokratik ve laik toplum olabilir."