Adalet Nöbeti’nden çağrı: Adalet olmadan barış olmaz

Paylaş:
ŞIRNEX - Şirnex’te açığa alınan emekçilerin başlattığı Adalet Nöbeti’ne destek veren demokratik kitle örgütü temsilcileri, emekçilerin yeniden görevlerine dönmesi için dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı. 
 
Şirnex'te taziye ziyaretleri ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamalara katıldıkları gerekçesiyle açığa alınan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yöneticisi 4 emekçinin başlattığı Adalet Nöbeti’ne destekler sürüyor. Her Cuma günü Şirnex merkezde bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen nöbete birçok kesim katılarak destek veriyor. 
 
 
Eğitim Sen Sêrt Şube Eşbaşkanı Selahattin Talu, açığa alınan emekçilerin demokratik ve sendikal faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını belirterek "Arkadaşlarımız halkın katledilmesine karşı ses çıkardıkları, savaşa karşı barışı savundukları için açığa alındı. Aynı şekilde yaşamını yitirenlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulunmaları da suçlama gerekçesi haline getirildi. Yürütülen soruşturmaları kabul etmiyoruz. Karar geri çekilmeli. Arkadaşlarımız görevlerinin başına dönmeli, çocuklara eğitim vermeye, halka sağlık hizmeti sunmaya devam etmelidir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin konuşulduğu bir dönemde yeni mağduriyetler yaratılması kabul edilemez. Yıllardır işlerinden uzaklaştırılan emekçilerin geri dönüşünün tartışılması gerekirken yeni soruşturmalar açılması sürecin ruhuyla çelişiyor" diye belirtti. 
 
 
‘TOPLUMSAL MÜCADELE HEDEF ALINIYOR’ 
 
Şirnex Ekoloji Platformu’ndan Tahir Cin, açığa alınan emekçilerin yıllardır kentte ekoloji, kadın ve insan hakları mücadelesi verdiğini dile getirerek, “Bu arkadaşlar yalnızca sendika yöneticileri değil. Doğa talanına karşı mücadelede, kadın cinayetlerine karşı yürütülen çalışmalarda, çocuk istismarına karşı verilen mücadelede hep en önde yer aldılar. Şirnex'te halkın sesi oldular. Bugün görevlerinden uzaklaştırılmaları yalnızca dört kişiye yönelik bir uygulama değildir; aynı zamanda toplumsal mücadelelere yönelik bir müdahaledir. Doğa, kadın, çocuk ve gençlere yönelik baskı politikalarının şimdi emekçilere yöneldiğini görüyoruz. Bu arkadaşlarımız yıllardır halkın, doğanın ve kentin sesi oldular. Şirnex halkı, kurumlar ve demokratik kitle örgütleri bu nöbete sahip çıkmalı, emekçilerin yeniden görevlerine dönmesi için dayanışmayı büyütmelidir" ifadelerini kullandı. 
 
 
‘ADALET OLMADAN BARIŞ OLMAZ’
 
İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Rukiye Üstün, dernek binalarında 3 haftadır sürdürülen Barış Nöbeti’ni son iki haftadır emekçilerin Adalet Nöbeti ile birleştirdiklerini hatırlatarak, mücadelelerinin temel talebinin adalet ve barış olduğunu söyledi. Rukiye Üstün, devamında şunları söyledi: "Biz yıllardır hak ihlallerine karşı mücadele ediyoruz. Adalet olmazsa barış, barış olmazsa adalet olmaz. Bu anlayışla bugün de emekçi arkadaşlarımızın yanındayız. Çünkü ortada cezalandırılmasını gerektirecek somut bir durum yok. Bu arkadaşlar her yerde savaşa karşı barışı savundular. Filistin için de aynı tutumu ortaya koydular. Söyledikleri tek şey ‘savaşa hayır, barışa evet’ oldu. Acıyı paylaşmak, taziyeye gitmek, ailelerin yanında olmak suç değildir. İnsan hakları savunucuları olarak bu uygulamaların karşısında olmaya devam edeceğiz ve arkadaşlarımızın mücadelesinin yanında duracağız." 
 
 
DAYANIŞMAYI BÜYÜTME ÇAĞRISI
 
Eğitim Sen Êlih Şube Başkanı Ramazan Bilmez ise, açılan soruşturmaların emek ve sendikal mücadeleyi hedef aldığını dile getirerek “Arkadaşlarımızın açığa alınması tüm emek mücadelesine verilmek istenen bir gözdağıdır. Arkadaşlarımızın Rojava için yapılan açıklamalara katılması ya da taziyeye gitmesi suç değildir. Yalnızca sendikaların değil, Şirnex halkının da bu nöbete sahip çıkması gerekiyor. Bizler dayanışmamızı sürdüreceğiz ve arkadaşlarımızın görevlerine dönmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi. 
 
MA / Dilan Bingöl
 
 
 
İlgili Haberler
Gar Katliamı’nda kamu sorumluluğu 'zamanaşımı' ile gizlenmeye çalışılıyor
Gar Katliamı’nda kamu sorumluluğu 'zamanaşımı' ile gizlenmeye çalışılıyor

Antep Emniyeti hakkında verilen “zamanaşımı” kararıyla Ankara Gar Katliamı'nın arkasındaki kamu sorumluluğunun gizlenmeye çalışıldığını belirten dava avukatlarından İlke Işık, "Yakup Şahin’in adresi tespit edilmesine rağmen kapısı bile çalınmadı" dedi.

Depremde kaybettiği anne ve babasını arıyor: Bir mezarları olsaydı
Depremde kaybettiği anne ve babasını arıyor: Bir mezarları olsaydı

Antakya’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Cemil Çapar Apartmanı’nda hayatını kaybeden anne ve babasının cenazelerini halen bulamayan Yiğit Göktür Torun, "Bir mezarım olsaydı en azından dua edebileceğim bir yerim olurdu" dedi.

Zîlan anması: Yüzleşme ve adalet çağrısı
Zîlan anması: Yüzleşme ve adalet çağrısı

Zîlan Katliamının 96’ncı yıldönümü dolayısıyla, Adaxeybê'de yapılan anmada konuşan DEM Partili Mahmut Dindar, "Devlet Kürtlerle yüzleşip bu katliamları yapanları yargılasın" çağrısında bulundu.

Zîlan Katliamı’nda eşyaların emanet edildiği Gola Firaqa
Zîlan Katliamı’nda eşyaların emanet edildiği Gola Firaqa

Erdîş'in Şarbazar köyünde bulunan Gola Firaqa, Geliyê Zîlan Katliamı'nın izlerini bugüne taşıyan sessiz bir hafıza olarak varlığını koruyor.

Zîlan Katliamı’ndan 20 yıl sonra doğdu: 10 yaşında kaybettiklerinin kemiklerini topladı
Zîlan Katliamı’ndan 20 yıl sonra doğdu: 10 yaşında kaybettiklerinin kemiklerini topladı

Geliyê Zîlan’da binlerce insanın katledildiği 1930’un izleri, günümüzde hala canlılığını koruyor. Katliamdan 20 yıl sonra doğan Fehime Zeylan, çocuk yaşta topladığı kemiklerin hafızasında bıraktığı acıyı anlatarak, "Bu zulmü nasıl unutalım?" diye sordu.