Kuzey İrlanda’da 'ortak yönetim' modeli
HABER MERKEZİ - Kuzey İrlanda'daki çatışmalı süreç, müzakerelerin ardından devreye konulan “ortak model" ile son buldu.
Kuzey İrlanda sorununun tarihsel kökenleri 16. yüzyılın başlarına dayanıyor. İngilizler, adaya yerleşmeye başladıktan sonra katolikleri yönetimlerine almaya başladı. Bu durum tepkileri de beraberinde getirdi. 1916'da kurulan İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA), bağımsızlık mücadelesi başlattı. 1922'de adanın güneyinde İrlanda Cumhuriyeti kuruldu. Adanın kuzeyi ise İngiltere yönetimine bağlı kaldı. 1960’lı yıllarda Kuzey’de yaşayan Katolik İrlandalılar, İngiltere’den ayrılıp birleşik bir İrlanda devleti kurmak amacıyla IRA’yı yeniden kurdu.
5 Ekim 1968’de Kuzey İrlanda kenti Derry/Londonderry’deki sivil haklar yürüşüne dönük polis müdahalesi tepkilere neden oldu. Ülkede artan protestoların şiddetle bastırılması bölgedeki bölünmüşlüğü daha da derinleştirdi. 1972’de Londonderry kentinde gösteri yapanlara ateş açılması sonucu 14 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, tarihe "Kanlı Pazar" olarak geçti. Sonrasında çatışma süreci daha da şiddetlendi. Katolikler arasında öfke büyürken, IRA’ya destek arttı. Aynı yıl İngiliz hükümeti Kuzey İrlanda parlamentosunu feshetti ve “direct rule (doğrudan yönetim)” uygulamasını başlattı. Stormont parlamentosu 50 yıl sonra ilk kez işlemez hale geldi.
1981’de Kuzey İrlandalı milletvekili Bobby Sand açlık grevinde yaşamını yitirdi, cenazesine on binlerce kişi katıldı. Sinn Féin lideri Gerry Adams 1983’te milletvekili seçildi. Dönemin Başbakanı John Major’un çatışan taraflarla görüşme çağrısı üzerine IRA 1994’te ateşkes ilan etti. Bu gelişme, müzakere sürecinin başlaması için elverişli ortam yarattı. İngiliz hükümeti silahsızlanma konusunda ısrar ederken, IRA bunu müzakere sonrası bir konu olarak görüyordu. Bu anlaşmazlık 9 Şubat 1996’da IRA’nın ateşkesi tek taraflı sona erdirmesiyle sonuçlandı.
MÜZAKERE SÜRECİ
Mayıs 1997’de Tony Blair’in başbakan olmasıyla süreç yeniden canlandı. Blair’in daha esnek yaklaşımı ve 20 Temmuz 1997’de IRA’nın ateşkesi yeniden ilan etmesiyle müzakere süreci hızlandı. 1997’de Blair ve Adams, başbakanlık konutunda görüştü.
2 yıl süren yoğun müzakerelerin ardından 10 Nisan 1998’de (Good Friday/ Hayırlı Cuma) Belfast Anlaşması imzalandı.
Anlaşmanın ana unsurları şunlar oldu:
* Kuzey İrlanda Meclisi’nin yeniden kurulması
* Meclis’te kararların çoğunluk ve azınlık desteğiyle alınması
* Katolik ve protestan toplumları temsil eden partilerin koalisyon hükümeti kurması
* İrlanda’nın anayasadaki Kuzey İrlanda toprak iddiasından vazgeçmesi
* İngiliz hükümetinin Kuzey İrlanda’nın statüsünün halkın rızasına bağlı olduğunu kabul etmesi
* İnsan Hakları Komisyonu’nun kurulması
* Eşitlik Komisyonu’nun kurulması
* İki yıl içinde tam silahsızlanmanın tamamlanması
* Anlaşma, 22 Mayıs 1998’de hem Kuzey İrlanda’da hem de İrlanda Cumhuriyeti’nde eş zamanlı referanduma sunuldu. Kuzey İrlanda’da anlaşma yüzde 71,1 (Seçime katılım yüzde 81), İrlanda Cumhuriyeti’nde ise yüzde 94,4 (seçime katılım yüzde 56) halkın oyuyla kabul edildi.
Kutsal Cuma Anlaşması’ndan sonra Sinn-Fein, IRA’nın Mayıs 2000’de silahlarını bırakacağını açıkladı. Ekim 2001’de IRA silahsızlandırmayı başlattığını açıkladı. 20 Temmuz 2005’te IRA, silahları tamamen bıraktıklarını duyurdu. IRA silahlarını teslim etmedi. Silahlar, bağımsız bir komisyonun denetiminde imha edildi. Böylece yaklaşık 3 bin 600 kişinin canını yitirdiği çatışma süreci resmen sona ermiş oldu.
2007’de Kuzey İrlanda’da katolikler ve protestanlar arasında bir ortak hükümet kuruldu. Kuzey İrlanda, çatışma çözümünde ortak model, devlet içinde azınlık haklarının varlığını kabul ederek, uzlaşının sağlanacağını savunan etkili bir çatışma çözüm yönetimi olarak öne çıktı.
Yarın: Zapatistaların mücadelesi
MA / Berivan Altan