AMED - Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sadece Kürtlerin değil dünya halklarının talebi olduğunu kaydeden Kürt siyasetçi Nizamettin Toğuç, 25 Ocak’ta gerçekleştirilecek mitinge güçlü katılım çağrısında bulundu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, Türkiye’nin, desteklediği paramiliter gruplarla Kuzey ve Doğu Suriye'de gerçekleşen saldırılar içinde yer alması tepkilere neden oldu. Suriye’de Kürtlere saldırılar devam ederken, Demokratik Kurumlar Platformu, Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle 25 Ocak'ta Amed'de "Umut ve Özgürlük" mitingi düzenleyecek. Yaşanan süreç ve mitinge dair Kürt siyasetçi Nizamettin Toğuç, değerlendirmelerde bulundu.
TÜRKİYE’NİN KÜRT İNKARI
Türkiye’nin yüz yılı aşan bir inkar politikasının var olduğunu kaydeden Toğuç, 4 parça Kürdistan’da Kürtlerin bir statüsü yoksa bunun sebebinin Türk devleti olduğunu belirtti. Toğuç, “Şu an Rojava’da yaşanan da bu. Yine Türk devleti Kürtlerin kazanımlarına saldırıyor. Türk devleti şimdi Kürtler var diyor, ancak anayasal bir hak vermiyor. Bu tutumundan derhal vazgeçmeli” ifadelerini kullandı.
‘DEVLET ADIM ATMADI’
Sürecin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen tek bir adımın dahi atılmadığını kaydeden Toğuç, “Bahçeli ‘Öcalan gelip Meclis’te konuşsun’ dedi. ‘Umut Hakkı’nın tanınmasını istedi. Ancak üstünden bir yıl geçti ve halen ortada bir şey yok. Uluslararası yasalara göre de Sayın Öcalan tahliye edilmeli. Uluslararası yasaların tahliye yönündeki çağrılarına da Türk devleti kulaklarını kapatmış durumda. Yüzlerce hasta tutuklu var. On binlerce siyasi tutuklu var. İki yargı paketi çıkarıldı, kapsamına hırsız, kadın katilleri, mafya alındı. Siyasi tutukluları ele alan bir yasa olmadı” diye konuştu.
‘SAVAŞ DİLİNİ ÖNE ÇIKARDILAR’
Devlet, iktidar ve kendine muhalif diye adlandıran bazı yayın organlarının kullandığı dilin sürecin ruhuna ters düştüğünü kaydeden Toğuç, “Barış dili yerine savaş dilini öne çıkardılar. Medyalarının Halep konusundaki pratiklerine bakın insanın midesi bulanır. Utanç verici durumdalar. Kürtler üzerine düşeni yaptı. Dünyada bir ilk olan silah yakma törenini gerçekleşti. Devlet tek adım bile atmadı. En azından hasta tutukluları tahliye edebilirdi. Onu da yapmadı” ifadelerini kullandı.
‘TOPYEKÜN MÜCADELE EDİLMELİ’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için topyekün mücadelenin ortaya konması gerektiğini kaydeden Toğuç, “AKP Kürt halkının bireysel kaygıya düşmesi için politika yürütüyor. Kürt düşmanlığı yapıyor. DAİŞ, El Kaide, İslami örgüt ve iktidarların zihniyeti hep aynı. Kürt halkının örgütlenmeden başka çaresi yok. Örgütlü olduğun kadar güçlüsün. Sadece Kürtler değil tüm dünya halkları Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü talep ediyor. Uluslararası hukuk da bunu istiyor. Hepimiz özgürlüğü için ayağa kalkmalıyız. Baş müzakereciyi cezaevinde tutarsan barışta samimi değilsin. Mandela örneği gibi olmalı. Eğer ‘umut hakkı’nı devreye koymuyorsan kötü niyetlisin. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü Kürt ve Kürdistan’ın özgürlüğüdür. Devlet özgür bırakmaz; halkın mücadelesi ile ancak bırakılır. Bunun için yürüyüş, miting ile bu özgürlüğü sağlanmalı” diye konuştu.
MİTİNGE ÇAĞRI
Amed’in İstasyon Meydanı’nda 25 Ocak’ta gerçekleştirilecek mitinge güçlü katılım çağrısında bulunan Toğuç, “Kendine şerefli, onurlu diyen kim varsa o gün alandaki yerini alsın. Tüm esnaf kepenklerini kapatıp alana aksın. Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması için miting önemli bir yer tutuyor. Buna denk bir katılımın olması gerekiyor” dedi.
MA / Fethi Balaman