Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali 24 Nisan'da başlıyor
İZMİR - Bu yıl 9'uncusu düzenlenecek Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali 24 Nisan'da başlıyor. Festivalin Kurucu Direktörü Gülten Taranç, programda 29 ülkeden 69 film, 5 atölye, 2 masterclass ve söyleşilerin olduğunu aktardı.
İzmir'de bu yıl 9'uncusu düzenlenecek olan Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali, 24 Nisan’da başlıyor. 29 Nisan’a kadar sürecek olan festival, kadın sinemacıları ve sektörün kadın emekçilerini bir araya getirerek, kadın yönetmenleri ve filmlerini daha görünür kılmayı, kadın yönetmenleri destekleyerek, genç yönetmenlerin önünün açılmasını amaçlıyor. Festivalin programında, 29 ülkeden 69 film, 5 atölye, 2 masterclass ve söyleşiler bulunuyor. Atölye ve etkinlikler Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi ve Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde gerçekleşecek.
Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali Kurucu Direktörü Gülten Taranç, festivale dair konuştu.
‘BİRÇOK ÜLKEDEN YÖNETMENLER KATILACAK’
Kadın yönetmenlerin görünürlüğünü amaçladıklarını vurgulayan Gülten Taranç, “Kadın yönetmenlerin sayısında bir artış var. Ancak daha çok belgesel alanında artış var. Çünkü belgesel daha az bütçelerle halledilebiliyor. Tabi ki bu da yeni anlatıların çıkmasına fırsat verdi. Kadın yönetmenlerin o alanda üretim yapması yeni belgesel anlatım oluşmasına güzel bir soluk getirdi diyebilirim. Ama hala uzun metrajda 15 erkek yönetmen destekleniyorsa 1 kadın yönetmen destekleniyor gibi bir durum var. Maalesef biz kadın yönetmenler hala azınlıkta kalıyoruz" dedi. Atölyelere katılmak için başvuruların hala açık olduğunu aktaran Gülten Taranç, “10 kişilik kontenjanımız kaldı. 29 ülkeden 69 film gösterilecek. Bunların 27 tanesi dünya prömiyerini, 30 tanesi Türkiye prömiyerini yapacak. Türkiye ve dünyada ilk defa burada izleyicilerle buluşacak. Yönetmenlerin birçoğu gelecek. Programa Yunanistan, Kanada, Fas gibi yerlerden konuklar olacak. Biz festival alanında olacağız. Tanışmak isteyenleri de bekleriz" diye belirtti.
'BİR DURUŞ SERGİLİYORUZ'
Festivalle bir etkinlikten çok bir duruş sergilediklerini söyleyen Gülten Taranç, Kadın Yönetmenler Derneği ile başka etkinliklerin de yapıldığını kaydetti. Gülten Taranç, "Festival dışında da bir aradayız. Buna etkinlik diyemem çünkü festival yıl boyu sürüyor. Ulusal filmleri uluslararası platformlara taşıyoruz. Mesela geçtiğimiz yıl filmlerle Sırbistan'a gittik. Orada bir kadın paneli verildi. Onun dışında İran'a bir seçki gönderiyoruz. Bu yılın en iyi filmi önümüzdeki yıl Belçika'da gösterilecek” ifadelerini kullandı.
4 gösterimlik filmlerinin İstinyePark tarafından iptal edildiğini belirten Gülten Taranç, bunun yerine kadına şiddetle anılan ve cezası onanan oyuncu Ozan Güven'in oyunun konulduğunu dile getirdi. İstinyePark yönetiminin filmlerin gösteriminden kendilerinin faydasının olmadığını belirttiğini söyleyen Gülten Taranç, "Salonu vermeyi tercih ettikleri kişi şiddet faili. Çocukların bile birbirine uyguladığı şiddet bu kadar artmışken şiddeti özendirecek herhangi bir şeye ya da kişiye yer verip alkış tutması yerine mesafeli durması gerektiğini düşünüyorum. Tepkimiz aslında bu oldu. Birilerinin de artık bunu aklamaması lazım. Bu insanlıktır, vicdandır" diye belirtti.
‘HİKAYELERİ ESAS ALIYORUZ'
Gülten Taranç, şöyle devam etti: “Kadın Yönetmenler Festivali olarak hiçbir zaman oyuncuları öne çıkaran bir festival olmadık. Her zaman yönetmenleri ve hikayeleri esas aldık. Bu duruşun belki şimdi bir önemi yokmuş gibi görünüyor ama yıllar içinde mücadelemizin sonucunu; üretimlerin artmasıyla, yetiştirdiğimiz gönüllülerin işe girmesiyle göreceğiz. Bu aslında şu demek; kuralların olmadığı yerde vicdan olur. Çünkü normalde ahlak ve hukuk, kuralları belirler ve o çerçevede insanların öyle davranması beklenir. Ama günümüzde ahlakın çöküşünü görüyoruz. Yani bu da tabii çok üzücü çünkü her şeyi daha da zorlaştırıyor. Bu durum Türkiye'yi kocaman bir kurtlar sofrasına dönüştürdü. Çünkü hiçbir kural yok. Yasalar önünde ne olacağını bilmediğimiz bir çağda yaşıyoruz. Bu da bir noktadan sonra artık kişinin vicdanına kalıyor.”