Halk buluşmasında 'örgütlülüğü güçlendirme' çağrısı

Paylaş:

COLEMÊRG - Halk buluşmasında konuşan TJA Aktivisti Şadiye Manap, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posterinin alana alınmamasının "barış sürecine karşı tutum" olduğunu belirterek, özel savaş politikalarına karşı örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Colemêrg’in Şemzînan ilçesine bağlı Gare köyünde Tewgera Jinên Azad (TJA) Aktivisti Şadiye Manap’ın katılımı ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında halk buluşması gerçekleştirildi. Mahalle alanında yapılan buluşmaya kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda genç katıldı. Buluşmanın yapılacağı alana Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posterinin asılmasına izin vermeyen polislere karşı kitle duruma tepki gösterdi. Saygı duruşuyla başlayan buluşma konuşmalarla devam etti.
 
‘MÜCADELE EDERSEK HİÇBİR GÜÇ BİZE ENGEL OLAMAZ’
 
Buluşmada konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclis üyesi Nesrin Özdemir, Kürdistan’ın dört parçasında özel savaş politikalarının sürdüğünü ifade etti. Nesrin Özdemir, “Özel savaş politikaları giderek arttı. Fuhuş ve uyuşturucu kullanımı son süreçlerde fazlalaştı. Kürdistan’da asimilasyon politikaları da son süreçte çok ön planda. Ama bu süreçte biz gençlerin omuzuna büyük bir sorumluluk düşüyor. Gençler olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bu bilinç ile mücadelemize devam ediyoruz. Gençler, bilinçli ve özel savaş politikalarına karşı mücadele ettiği sürece hiçbir güç bize engel olamaz” ifadelerini kullandı.
 
'HALK ASLA BOYUN EĞMEDİ'
 
Ardından söz alan TJA Aktivisti Şadiye Manap, buluşma alanının ablukaya alınmasına ve Abdullah Öcalan’ın posterinin içeri alınmamasına tepki gösterdi. Bu tutumun sürece nasıl yaklaşıldığının bir örneği olduğuna işaret eden Şadiye Manap, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterinin alınmaması bize, bunların barış sürecine karşı olan tavırlarını gösteriyor. Bizler bunu kabul etmiyoruz. Sürecin baş müzakerecisi olan Sayın Öcalan’ın posterinin buraya asılmasının kabul edilmemesi sürece kimlerin karşı durduğunu gösteriyor. Kürtler barış için bu kadar mücadele verirken, bedel öderken, barış karşıtı olanlar ise Kürtlerin barış çağrısını görmezden geliyor. Kürdistan’da yaşanan katliamlar, zulümler ve işkenceye karşı halk direndi ve asla boyun eğmedi” dedi. 
 
'HERKES SORUMLULUK ALMALI'
 
Son yıllarda Kürdistan’da uyuşturucu ve fuhşun arttığının altını çizen Şadiye Manap, “Özel savaş politikaları had safhada. Bunların önüne geçmek için elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım. Bu süreç için farklı farklı konuşmalara şahitlik ediyoruz. Bizler bu oyunlara karşı hazırlıklı olmalıyız. Bütün bunlara karşı örgütlülüğümüzü güçlendirmeliyiz. Bütün bunları yapmalarının sebebi de bizleri korkutmak, gençlerin mücadelesinin önüne geçmek. Ama bizim gücümüzün önüne geçemiyorlar. Bu özel savaş politikalarını sürdürüyorlar. Kritik bir süreç var önümüzde bunun için bir olmalıyız. Bu sürece karşı çıkan fitne fesatların önüne geçmeliyiz. Bu süreçte herkes sorumluluk almalı” diye konuştu.
 
Konuşmaların ardından buluşma, soru ve cevaplarla son buldu.