ANKARA - Yaşamını yitiren Barış Anneleri Meclisi Üyesi Münübe Koç'un taziyesine katılan Barış Anneleri, "Annelerimizin bu mirasına sahip çıkacağız. Hiçbir annenin gözü arkada kalmasın" mesajı verdi.
Mide kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 14 Haziran'da yaşamını yitiren Barış Anneleri Meclisi Üyesi Münübe Koç için kurulan taziye sona erdi. Farklı kentlerden Barış Anneleri Meclisi üyeleri, yıllarca birlikte yoldaşlık ettikleri Münibe Koç için kurulan taziyede bir araya geldi. Taziyeye katılan Barış Anneleri, Münübe Koç’un yaşamı boyunca ağır kayıplar ve hastalığa rağmen sürdürdüğü barış mücadelesini sahiplenerek, “Münibe Anne’nin mirasına sahip çıkacağız” mesajı verdi.
Barış Anneleri, barışın sağlanması için siyasi ve hukuki adımların atılması gerektiğini de belirtti.
Taziyeye katılan İzmir Barış Anneleri Meclisi üyelerinden Peyruze Kurt, Münübe Koç'un yaşadığı acılarla birlikte her zaman barış için mücadele ettiğini söyledi. Peyruze Kurt, "Münibe Anne için ne desek az kalır. Ömrünün sonuna kadar, büyük acılarla yaşadı. Hastalığına rağmen özgürlük ve barış için mücadele etti. Cenazesiz taziyesini kurdu. Oğlu için gözyaşı döktü, mezarı yoktu. Kardeşi için ağladı, mezarı yoktu. Yeğeni için ağladı yine mezarı yoktu. Bütün bu acılarına rağmen barış çağrısı yapmaya devam etti. Annelerimizin bu mirasına sahip çıkacağız. Hiçbir annenin gözü arkada kalmasın" dedi.
'HAYALİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin bir an önce tamamlanması gerektiğini belirten Peyruze Kurt, "Barışın ve Demokratik Türkiye'nin önünün açılması için önce İmralı'nın kapıları açılmalı. Kürt Halk Önderi özgürlüğe kavuşmalı. Tüm zindanların kapılar açılmalı. Hasta tutsaklar tedavi koşulları sağlanmalı. Ondan sonra halkın sürece dair kanaati oluşsun. Hareket üzerine düşeni yaptı. Bütün dünyanın gözü önünde silahlarını yakarak, savaşa aşık olmadıklarını gösterdiler. Ancak halâ hiçbir adım atılmış değil. Gerillaların geri dönüşleri için hukuki adımlar atılmadığı gibi teslimiyet dili kullanılıyor. 'Terörsüz Türkiye' diyorlar fakat Türkiye'de terör yok burada Kürt var. Bu kabul edilmeli. Gerillaların Demokratik Türkiye'de siyaset yapabilmesi için hukuki adımların bir an önce atılması lazım" şeklinde konuştu.
Münübe Koç'un yaşamının sonuna kadar verdiği barış mücadelesini devam ettireceklerini söyleyen Peyruze Kurt, konuşmasını şöyle tamamladı: "Biz göremedik ama gerilla aileleri çocuklarını görebilsin. Münibe Anne'nin hayali buydu. Hayalinin gerçekleşmesi için mücadele edeceğiz.”
'BİR SEMBOLDÜ'
Münübe Koç ile birlikte 30 yılı aşkın süredir yoldaşlık yaptığını kaydeden İstanbul Barış Anneleri Meclisi'nden Sultan Bozkurt, Münübe Koç'un mücadelesi ile Ankara'da sembolleştiğini ifade etti. Sultan Bozkurt, "Münübe Anne, emektar ve fedakar bir anneydi. Ankara'ya her gelişimizde Münübe Anne'nin evinde kalırdık. Bizim için çok kıymetliydi. Oğlunun şehadet haberini aldı ama mezarını göremedi. Bunun hasretiyle gitti. Bu bir anne için çok ağırdır. Barış için çok mücadele etti ama kendi gözleriyle göremedi" dedi.
Kürt annelerinin uğrunda yaşamını verdiği barışın Türkiye için ekmek ve su kadar önemli olduğunu ifade eden Sultan Bozkurt, "Ekmek ve su olmadan nasıl yaşam olmuyorsa barış olmadan da yaşam olmaz. Herkes elini taşın altına koysun, barış için mücadele etsin. Münübe Anne göremedi ama onun yerine barışı biz görüp, kucaklayacağız. 30 yıldır anneler olarak barış için mücadele ediyoruz. Ömrümüz yettiği kadar tıpkı Münibe Anne gibi barış için mücadele edeceğiz" diye belirtti.
‘BARIŞ UMUDUMUZU KAYBETMEDİK’
Bir yıldan fazla süredir devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde Kürt halkının üzerine düşen her şeyi yaptığını belirten Sultan Bozkurt, şunları söyledi: "Anayasa üzerine tartışmalar yapıldığını görüyoruz. Bugüne kadar on kere Anayasa yaptınız. Neden birinde Kürt halkının adı geçmedi? Neden hala 34 yıllık tutsaklarımız mülakata çıkartılıp 'pişman mısın' diyor soruyorlar? 30 yıldır yatan evlatlarımız çıkıp 'pişmanım' mı diyecek?"
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın koşullarına dikkat çeken Sultan Bozkurt, "Sayın Öcalan halkının içinde olmadan, kendisi ile görüşmek isteyenlerle görüşemeden daha ne yapabilir? Sayın Öcalan, kendisi ile görüşmek isteyenlerle bir araya gelebilmeli. Tüm siyasi partilere çağrımdır: Demokratik cumhuriyeti hep birlikte kuralım. Yalnızca Kürtler değil tüm halklar kazanacak. Barışa dair inancımız var, umudumuzu kaybetmedik. Münibe Anne gibi gözümüz açık gitmeyelim. Barışı ve çocuklarımızı kucaklayalım" şeklinde konuştu.
MA / Sema Bingöl