Riha Barosu’ndan panel: Süreçte ezberlerimizden kurtulmalıyız

Paylaş:
RIHA- “Etkin Savunuculuk” kapsamında düzenlenen panelde konuşan Hakan Tahmaz, sürece dikkat çekerek, “Türkiye’ye özgü bir model olduğuna karar veriliyorsa ezberlerimizden kurtulmamız gerekiyor” dedi. 
 
Riha Barosu ve Adil Yargılama Hakkına Erişim Derneği (AYHED) tarafından “Etkin Savunuculuk” projesi kapsamında “Hukuki mücadeleden toplumsal barışa” konulu atölye ve panel düzenlendi. Riha Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Kürdistan kentlerindeki barolar ve kentte bulunan sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. 
 
‘BARIŞ CESARETLİ YÜZLEŞMELE OLUR’
 
Program, “Etkin Savunuculuk” projesi kapsamında Riha’daki hak ihlallere ilişkin hazırlanan raporlar hakkında verilen bilgilendirmeyle başladı. Ardından, eş zamanlı olarak “Toplumsal barış, barış inşasında sivil toplumun rolü” ve “İnsan hakları, kadın ve çocuk hakları davalarında müdahillik rolü, stratejik davalama” atölyeleri gerçekleşti. Kentteki STÖ’lerin katılımıyla “Toplumsal barış barış inşasında sivil toplumun rolü” konusunda gerçekleşen atölyede, toplumsal barış üzerine tartışmalar yürütüldü. Yok sayılan, inkar edilen toplumun tüm kesimleriyle toplumsal müzakereyle ortak yaşamın kurulmasının öneminin vurgulandığı atölyede, farklılıkların tehdit görülmesi yerine zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiği dile getirildi. Heterojen toplumsal dinamiklerin dikkate alınması gerektiğinin altının çizildiği atölyede, toplumsal barışla ayrışmaları ortadan kaldırmak gerektiği ifade edildi.
 
Atölyede Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinilen atölyede, barışın sağlanması için cesaretli yüzleşmelerin yapılması gerektiği dile getirildi. Barış için olumsuzluk dilinden sıyrılması gerektiği vurgulanırken, özellikle kadınların sürece katılımının artırılması gerektiği kaydedildi.
 
“İnsan hakları, kadın ve çocuk hakları davalarından müdahillik rolü, stratejik davalama” atölyesine ise Kürdistan kentlerindeki barolarından gelen avukatlar katıldı. Yargı sisteminde yaşanan hak ihlallerinin tartışıldığı atölyede, izlenilmesi gereken yol ve yöntem üzerine konuşuldu. 
 
Atölyelerin ardından, “İnsan hakları aktivizmi ve savunuculuk: Hukuki mücadeleden toplumsal barışa” konulu panel düzenlendi. Avukat Nahide Polat Aslan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele, İstanbul Medeniyet Üniversitesi akademisyenlerinden Doktor Zeynep Ardıç, Barış Vakfı Yönetim Kurulu yöneticisi Hakan Tahmaz ve önceki çözüm sürecinin Akil İnsanlar heyetinde yer alan Yakup Levent Korkut katıldı.  
 
HAK TEMELLİ BAKIŞ 
 
Panelde ilk olarak konuşan Yakup Levent Korkut, yargı sürecinde kritik dosyalara mahkemelerdeki müdahillik durumlarına değindi. Korkut, "Derneklerin ve baroların davalara hak temelli bir bakışı mahkemeye taşıması için müdahillik önemlidir. Mahkemelerin müdahillikleri dışarda bırakma durumu var” dedi. 
 
“Toplumsal barış” konusunda konuşan akademisyen Dr. Zeynep Ardıç, pozitif barış ve negatif barış kavramlarına değindi. 2010’lardan sonra Türkiye başta olmak üzere bütün dünyada demokraside bir gerileme yaşandığını belirten Zeynep Ardıç, “Yaşanan çatışmalarda demokratik olmayan yöntemlerle barış sağlanmaya çalışılıyor. Türkiye’deki barışın liberal barış olduğunu, dar çerçevede olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme, insan haklarının geliştirilmesi, geçmişle yüzleşme, çatışmalara sebep olan nedenleri ortadan kaldırma gibi olgulardan uzak liberal barış olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. 
 
‘LİBERAL BARIŞ MODELİ YÖNTEMİ’
 
Barış Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tahmaz da, 2013-15 sürecinde yaşananları hatırlattı. Tahmaz, “Kutuplaşmış bir Türkiye Cumhuriyetinin bir sorununu çözmeye çalışıyoruz fakat siyaset bölünmüş durumda. Aktörleri, tarafları farklılaşmış. Tüm bunlara rağmen kimsenin beklemediği bir süreç başladı. Adını bile söyleyemediğimiz bir süreç. Eğer Türkiye’ye özgü bir model olduğuna karar veriliyorsa ezberlerimizden kurtulmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. 
 
Panel, soru-cevap bölümünün ardından son buldu.