İzmir'de 6 Mayıs anma konseri

Paylaş:
İZMİR - Emek Partisi İzmir İl Örgütü ve İzmir Emek Gençliği, Üç Fidan'ın katledilişlerinin yıl dönümünde anma konseri gerçekleştirdi. 
 
Emek Partisi İzmir İl Örgütü ve İzmir Emek Gençliği "Denizlerin yolunda anti-emperyalist mücadeleyi büyütmeye" şiarıyla Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 54’üncü yılı için Aşık Veysel Açıkhava Tiyatrosu'nda anma konseri düzenledi. Etkinliğe Temel Conta İşçilerinin ve Digel İşçilerinin selamlaması ve açıklamasıyla başlandı. Konsere Metin-Kemal Kahraman, Grup Yeldeğirmeni ve Levni Band katıldı. 
 
Direnen işçilerin kazanacağını ve tek hedeflerinin zafer olduğunu belirten Temel Conta işçileri, "Deniz'in, Yusuf'un, Mahir'in yakmış olduğu ateşin hala büyüyerek, harlayarak devam eden hâliyiz. Diğer işçileri ve temel işçileri 500 günü aştı. Mücadelemiz bizim alın teri ve onurumuzdur. Patronumuzun huzurunu kaçırıyormuş diye yine bizi ifadeye çağırıyorlar. Bizim hakkımızı yiyen, emeğimizi sömüren patrona huzur yok. Asla da olmayacak. Direnen işçiler mutlaka kazanır. O yüzden boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. İtaat etmeyeceğiz, korkmayacağız, durmayacağız, eğilmeyeceğiz, sükûn etmeyeceğiz. Tek bir hedef var. Zafer, zafer, zafer" dedi. Ardından söz alan Digel işçileri ise, "Dışarıda bizler içeride 300'e yakın arkadaşımız onurlu, gururlu mücadelesi sayesinde, yetkiyi bir yılda, istinafı 25 günde, yargıyı da 1 Mayıs'ın arifesinde perşembe günü kazanmış olduk" diye ekledi.
 
'NATO VE İŞBİRLİKÇİLERİNE GEÇİT VERMİYORUZ'
 
Emek Gençliği Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Deniz Gökmen de Denizlerin temsil ettiği anti-emperyalist hattın hala güncel olduğunu belirterek "Egemenler, Denizleri darağaçlarında susturarak bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesini tasfiye edebileceklerini düşündüler. Ancak aradan geçen onlarca yıl, onların temsil ettiği mücadelenin yok edilemediğini; tersine her yeni dönemde daha yakıcı bir ihtiyaç haline geldiğini gösterdi. Bugün 6 Mayıs yalnızca geçmişin anılması değil, güncel mücadele görevlerinin hatırlanması anlamına geliyor. Çünkü Denizlerin temsil ettiği anti-emperyalist hat hâlâ günceldir. Denizler, emperyalizmin yalnızca dış politik bir sorun değil; ülkenin ekonomik, siyasal ve sınıfsal yapısıyla iç içe geçmiş bir sömürü ilişkisi olduğunu ortaya koyuyordu. Bu yüzden onların mücadelesi işçi sınıfının, emekçilerin ve gençliğin birleşik mücadelesiydi. Bugün dünya yeni emperyalist paylaşım mücadelelerinin, savaş politikalarının ve silahlanma yarışının gölgesinde şekilleniyor. Ukrayna’dan Ortadoğu’ya kadar halklar emperyalist savaşların yıkımıyla karşı karşıya bırakılırken NATO başta olmak üzere emperyalist bloklar dünya halklarına yoksulluk, göç, ölüm ve geleceksizlik dayatıyor. Halkların kaynakları eğitime, sağlığa ve barınmaya değil; savaş bütçelerine ve silah tekellerine aktarılıyor." dedi. 
 
'SİYASİ TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILSIN'
 
7-8 Temmuz'da Ankara'da NATO zirvesi yapılacağını belirten Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da "Bu NATO zirvesi aynı zamanda dünya halklarına, dünya ve işçi emekçilerine karşı yeni savaş planlarının, yeni programların yapıldığı bir zirve olacak. Ama Türkiye'deki işbirlikçiler saray rejimi bu zirvenin sorunsuz geçmesi için şimdiden canla başla çalışmaya devam ediyorlar. Yeni havalimanları yapılıyor. Yeni yollar yapılıyor. O emperyalist, barbar haydutları karşılamak için Türkiye'nin işçilerinin ve emekçilerinin alın terinden biriktirilen paraları emperyalist barbarlar için harcıyorlar" dedi. 
 
Aslan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci için adım atılması gerektiğini ve tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini, kayyım atanan belediyelerin halkın iradesine bırakılması gerektiğini belirterek konuşmasını bitirdi. 
 
Etkinlik konserle devam etti.